Salı , 16 Ekim 2018
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Risale-i Nur » Sözler » 7.Söz İzahlar » 13- O uzun ve karanlıklı ebedü’l-âbâd yolunda zâd ve zahire, ışık ve burak, ancak Kur’an’ın evâmirini imtisal ve nevâhisinden ictinab ile elde edilebilir. Yoksa fen ve felsefe, sanat ve hikmet, o yolda beş para etmez. Onların ışıkları kabrin kapısına kadardır.

13- O uzun ve karanlıklı ebedü’l-âbâd yolunda zâd ve zahire, ışık ve burak, ancak Kur’an’ın evâmirini imtisal ve nevâhisinden ictinab ile elde edilebilir. Yoksa fen ve felsefe, sanat ve hikmet, o yolda beş para etmez. Onların ışıkları kabrin kapısına kadardır.

Üstadımızın mezkûr ifadesini, şu sözleriyle beraber mütalaa etmek faydalı olacaktır:

Böyle ahmaklardan mühim bir mevkiî işgal eden birisi demiş ki: “Biz ‘Allah Allah’ diye diye geri kaldık; Avrupa ‘top tüfek’ diye diye ileri gitti.”

“Cevâbü’l-ahmaki’s-sükût” kaidesince, böylelere karşı cevap sükûttur. Fakat bazı ahmakların arkasında bedbaht âkiller bulunduğundan deriz ki: Ey biçareler! Bu dünya bir misafirhanedir. Her günde otuz bin şahit, cenazeleriyle “el-mevtü hakkun” hükmünü imza ediyorlar ve o davaya şehadet ediyorlar. Ölümü öldürebilir misiniz? Bu şahitleri tekzip edebilir misiniz? Madem edemiyorsunuz; mevt ‘Allah Allah’ dedirtir. Sekeratta ‘Allah Allah’ yerine hangi topunuz, hangi tüfeğiniz, zulümat-ı ebedîyi o sekerattakinin önünde ışıklandırır, ye’s-i mutlakını ümid-i mutlaka çevirebilir?

Madem ölüm var, kabre girilecek; bu hayat gidiyor, baki bir hayat geliyor. Bir defa ‘top tüfek’ denilse, bin defa ‘Allah Allah’ demek lazım gelir. Hem Allah yolunda olsa, tüfek de ‘Allah’ der, top da ‘Allahû Ekber’ diye bağırır, Allah ile iftar eder, imsak eder. (29. Mektup)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*