Salı , 22 Ağustos 2017
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Risale-i Nur » Sözler » 4.Söz İzahlar » 2-)Seni de tayyareye bindirirler; bir günde mahall-i ikâmetimize gideriz. Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun.

2-)Seni de tayyareye bindirirler; bir günde mahall-i ikâmetimize gideriz. Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun.

Üstadımızın bu ifadesi ile kastettiği mana: Namaz kılmayan kimseyi bekleyen uhrevi azaplar ve mahrumiyetlerdir. Bu makamda, namaz kılmayanın ahirette göreceği sıkıntılara ait bir kaç hadis-i şerifi nakletmeyi uygun görüyoruz.

“Benim havzım, İyle ile Aden arasından daha uzundur. Nefsim elinde bulunana and olsun ki, onun kapları yıldızların sayısından çoktur. Sütten daha beyaz, baldan daha tatlıdır. Nefsim elinde bulunana and olsun ki ben, bir kimsenin kendi havuzundan, başkalarının develerini kovduğu gibi insanları ondan kovacağım.” Bunun üzerine sahabeler şöyle buyurdular: “Ya Resulallah! Sen o gün bizi tanıyabilecek misin?” Peygamber Efendimiz (s.a.v.):“Evet, sizin o gün hiçbir ümmette bulunmayan bir simanız olur. Yanıma abdest eseriyle azalarınız aklanmış olarak gelirsiniz.”  yanıtını verdi. (Müslim)

“Kim namaza devam ederse o, kendisine kıyamet gününde nur, kılavuz ve kurtarıcı olur. Buna karşılık namazına önem vermeyenlere ne nur, ne kılavuz ve ne de kurtarıcı olur. Böyle bir kimsenin kıyamet günü arkadaşları Karun, Firavun, Haman ve Übeyy İbni Halef olur.” (İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi)

Namazı terk eden kimsenin bu dört kişi ile beraber olmasının sebebi şudur: Namazı terk eden kişi ya malının, ya mülkünün, ya riyasetinin, ya da ticaretinin meşguliyeti sebebiyle namazı terk eder. Her kim ki malının meşguliyeti ile namazı terk ederse Karun ile beraberdir. Mülkünün meşguliyeti ile terk ederse Firavun ile beraberdir. Ailesinin meşguliyeti ile terk ederse Haman ile beraberdir. Ticaretinin meşguliyeti ile terk eden de Ubeyy İbni Halef ile beraberdir.

Yine hadis-i şerifte buyrulmuştur ki: Namazı özürsüz kılmayan kimseye, Allah-u Teâlâ on beş sıkıntı verir. Bunlardan altısı dünyada, üçü ölüm zamanında, üçü kabirde ve üçü de kabirden kalkarkendir.

Dünyada olan altı azap şunlardır:
1- Namaz kılmayanın ömründe bereket olmaz.
2- Allah-u Teâlâ’nın sevdiği kimselerin güzelliği ve sevimliliği kendinde kalmaz.
3- Hiçbir iyiliğine sevap verilmez.
4- Duaları kabul olmaz.
5- Onu kimse sevmez.
6- Müslümanların birbirlerine yaptıkları iyi duaların buna faydası olmaz.

Ölürken çekeceği azaplar:
1- Zelil, kötü ve çirkin olarak can verir.
2- Aç olarak ölür.
3- Çok su içse de susuzluk acısı ile ölür.

Mezarda çekeceği acılar:
1- Kabir onu sıkar, kemikleri birbirine geçer.
2- Kabri cehennem ateşi ile doldurulur, gece-gündüz onu yakar. Cehennem ateşi dünya ateşine benzemez.
3- Allah-u Teâlâ, kabrine çok büyük yılan gönderir. Dünya yılanlarına benzemez. Her gün her namaz vaktinde onu sokar, bir an bile bırakmaz.

Kıyamette çekeceği azaplar:
1- Cehenneme sürükleyen azap melekleri yanından ayrılmaz.
2- Allah-u Teâlâ onu kızgın olarak karşılar.
3- Hesabı çok çetin olup cehenneme atılır. (İhya-u Ulumiddin)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*