Pazartesi , 23 Ocak 2017
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Risale-i Nur » Sözler » 4.Söz İzahlar » 3-)Amele göre, takva kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat ederler. Bir kısım ehl-i takva berk gibi, bin senelik yolu bir günde keser. Bir kısmı da hayal gibi, elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat eder. Kuran-ı Azîmüşşan şu hakikate iki ayetiyle işaret eder.

3-)Amele göre, takva kuvvetine göre, o uzun yolu mütefâvit derecede kat ederler. Bir kısım ehl-i takva berk gibi, bin senelik yolu bir günde keser. Bir kısmı da hayal gibi, elli bin senelik bir mesafeyi bir günde kat eder. Kuran-ı Azîmüşşan şu hakikate iki ayetiyle işaret eder.

Bu söz, temsil-i hikâyedeki şu ifadenin karşılığıdır: “Bir günlük mesafede bir istasyon vardır. Hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyare bulunur. Sermayeye göre binilir.”

Üstadımızın ifade buyurduğu “elli bin senelik” ve “bin senelik” mesafelerin geçtiği ayetler şunlardır:

“Gökten yere kadar her işi düzenleyip yönetir. Sonra bütün bu işler, sizin hesabınıza göre bin yıl tutan bir günde O’na yükselir.” (Secde 5)

“Melekler ve Ruh, miktarı elli bin sene olan bir günde O’na yükselirler.” (Mearic 4)

Bu iki ayette geçen “bin senelik” ve “elli bin senelik” mesafe hakkında müfessirler birçok görüşler beyan etmişlerdir. Üstadımızın beyan ettiği görüş aynı zamanda İbn-i Abbas’ın da görüşüdür. Üstadımıza göre: Bu mesafenin uzaklığı aynı olmakla birlikte, bu mesafeyi kimileri bin yılda kimileri de elli bin yılda kat etmektedirler. Kimileri ise şimşek ve hayal gibi bir anda kat ederler. Herkes ameline göre bir hıza sahip olur.

Ebu Said el-Hudri’den rivayet edilen bir hadis-i şerifte: “O, miktarı elli bin sene olan bir günde olacaktır.” buyrulması üzerine: “Ey Allah’ın Resulü! Bu ne kadar uzundur?” dedim. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Nefsimi elinde bulundurana yemin ederim ki, o mümin için hafifleştirilecektir. Hatta dünyada kıldığı bir farz namaz kadar hafif olacaktır.” bu­yurdu. (Ahmed b. Hanbel, Müsnetüd, c.3, S.75)

Yine ayette geçen “elli bin” sene tabiri hakkında İbn Abbas Hazretleri der ki: “Bu kıyamet günüdür. Cenab-ı Hak kâfirler üzerin­de onu elli bin sene kadar kılar, sonra onlar istikrar için cehenneme gönderilirler.”

İmam Kurtubi: “İbn Abbas’tan gelen bu yo­rum, bu ayetin yorumları arasında en güzel olanıdır.” der.

İbnu-l Müseyyeb der ki: “Bu ayet kıyamet gününe işa­ret etmektedir. Yani yüce Allah bu günü kâfirler için öyle bir zorlaştırmış ola­caktır ki, onlara elli bin yıl gibi gelecektir.”

Yine İbn-i Abbas Hazretleri der ki: “Melekten başkası o mesafeyi kat edecek ol­sa bin yıl yol alır. Cebrail hızlı bir şekilde yol alışı dolayısıyla bin yıl­lık bir süreyi sizin bir gününüzde alır. ”

Demek bu sözün manası şudur: Kıyamet kopup kabirlerden çıkıldığında insanlar mahşer meydanına doğru yol alacaklardır. Mahşer meydanı çok uzun bir mesafededir. İşte bu mesafeyi kimileri sürünerek kat edecek, kimileri düşe kalka gidecek, kimileri ayaklar altında ezilecek, kimileri koşacak, kimileri de rüzgâr gibi, şimşek gibi ve hayal gibi geçecek ve bir anda yolu tamamlayacaktır. Herkes ameline göre bir hıza sahip olacaktır. Kâfirler için bu mesafe elli bin yıl sürecektir. Bir kısım ehl-i takva ise bu mesafeyi rüzgâr gibi ve hayal gibi bir anda kat edeceklerdir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*