3-) (Şu mübarek kelime) bütün mevcudatın lisan-ı hâliyle vird-i zebanıdır.
Lisan-ı Hâl: Hâl lisanı demektir. Lisan, hâl ve kâl olmak üzere ikiye ayrılır. Kâl lisanı, dil lisanı demektir. Hâl lisanı ise beden lisanı demektir. Mesela bir çiftçinin tarlasını kazması hâl lisanıdır, bir öğrencinin ilim öğrenmek için kitabını açması hâl lisanıdır, bir hastanın şifa için doktora gitmesi yine hâl lisanıdır. Çiftçinin ekin için, öğrencinin dersini anlayabilmesi için ve hastanın şifa için dua etmesi ise kâl lisanıdır.
Vird-i zeban ise: Dildeki tesbih, sık sık tekrar edilen dua ve devam edilen zikir manasındadır.
Demek bütün mevcudat hâl lisanlarıyla, yani beden dilleriyle besmele-i şerifi vird-i zeban etmekte, besmelenin zikrine devam etmektedirler. Bu zikrin nasıl olduğu ileride geleceğinden burada izaha gerek duymuyoruz.
Bu konuyu paylaşın
İlgili Konular
About Author
Yorum Yap
Bir Cevap Yazın
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.




Sanat, sanatkarsız olamaz.
mükemmel bir site emeği geçen herkesten ALLAH razı olsunReenkarnasyon Saçmalığı
Teşekkürler çok güzel bir makale.Bediüzzaman Hazretlerinin namaz hakkında beş ikazı
islamiyet hakkındaki yayınlarınızın devamını bekliyoruz yayın da ve yaHz. Muhammed (s.a.v.)'in peygamberliğini ispat eden bütün deliller aynı zamanda meleklerin varlığını da ispat etmektedirler.
Teşekkürler kardeşim güzel ve yararlı konu Allah bizleri tüm müslümanl