Pazartesi , 20 Ağustos 2018
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Risale-i Nur » Sözler » 6.Söz İzahlar » 8-) Bütün o aza ve aletlerin ibadeti ve tesbihatı ve o yüksek ücretleri, en muhtaç olduğun bir zamanda cennet yemişleri suretinde sana verileceğine ehl-i zevk ve keşif ve ehl-i ihtisas ve müşahede ittifak etmişler.

8-) Bütün o aza ve aletlerin ibadeti ve tesbihatı ve o yüksek ücretleri, en muhtaç olduğun bir zamanda cennet yemişleri suretinde sana verileceğine ehl-i zevk ve keşif ve ehl-i ihtisas ve müşahede ittifak etmişler.

Üstadımızın mezkûr ifadesi 31. Sözde şöyle geçmektedir:

“…O âlemlerin birisi de Sidretü-l Müntehâ’daki Cennetü-l Me’vâdır. Yerdeki tesbihat ve tahmidat, o cennetin meyveleri suretinde Muhbir-i Sadık’ın ihbarıyla temessül ettiği sabittir… Deme ki: “Havaî bir Elhamdülillâh kelimem nasıl mücessem bir meyve-i cennet olur?” Çünkü sen gündüz uyanıkken güzel bir söz söylersin, bazen rüyada güzel bir elma şeklinde yersin. Gündüz çirkin bir sözün, gecede acı bir şey suretinde yutarsın. Bir gıybet etsen, murdar bir et suretinde sana yedirirler. Öyle ise, şu dünya uykusunda söylediğin güzel sözlerin ve çirkin sözlerin, meyveler suretinde, uyanık âlemi olan âlem-i ahirette yersin ve yemesini istib’ad etmemelisin (akıldan uzak görmemelisin).”

Şimdi bu mesele ile ilgili bazı hadis-i şerifleri nakledelim:

Hz. Abdullah b. Amr rivayet etmiştir. Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kim سُبْحَانَ اللَّهِ وَ بِحَمْدِهِ derse, onun için cennette bir hurma ağacı dikilir.” (Bezzar, Mecma’uz Zavaid)

Hz. Eyyüb el-Ensari (r.a.) rivayet etmiştir. Resulullah (s.a.v.) miraç gecesinde İbrahim (a.s.)’ın yanına uğradı. İbrahim (a.s.): “Ey Cebrail yanındaki kimdir?” dedi. Cebrail: “Muhammed (s.a.v.)’dir” dedi. İbrahim (a.s.): “Ümmetine söyle cennete bol bol fidan diksinler. Şüphesiz cennetin toprağı çok güzel ve arazisi çok geniştir.” buyurdu. Resulullah (s.a.v.): “Cennetin fidanları nedir?” deyince, İbrahim (a.s.) şöyle dedi: “حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِااللَّهِ  لاَ dır.” (Müsned-i Ahmed, Mecma’uz Zavaid)

Hz. Ebu Hureyre diyor ki: Resulullah (s.a.v.) yanıma uğradı. Ben fidan dikiyordum. “Ey Ebu Hureyre ne yapıyorsun?” buyurdu. Ben: “Kendim için fidan dikiyorum.” dedim. Resulullah (s.a.v.): “Ben sana bundan daha hayırlı fidan söyleyeyim mi?” buyurdu. Ben: “Evet ya Resulallah, söyleyiniz!” dedim. Bunun üzerine buyurdu ki: “سُبْحَانَ اللَّهِ وَ الْحَمْدُ اللَّهِ وَ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللَّهُ وَ اللَّهُ اَكْبَرُ  de. Bunlardan her kelime karşılığında cennette senin için bir ağaç dikilir.” (İbn-i Mace)

Ubeyd b. Umeyr’den Ubade b. Samit şöyle dedi: “… Canı çıkacağı zaman Kur’an gelir ve başının ucunda durur. Onlar ölüyü yıkayıp işleri bitince Kur’an içeri girip kefeni ile göğsü arasına girer. Kişi kabrine konu­lunca Münker ve Nekir melekleri geldiğinde Kur’an çıkar ve onların arasına girer. Melekler Kur’an’a: “Bizi bırak onu sorguya çekmek istiyoruz.” derler. Kur’an: “Allah’a yemin olsun ki ben ondan asla ayrılmam!” der. Öyle ki Kur’an her şeye müdahale eder, ta ki kişi cennete gi­rinceye kadar.

Sonra da Kur’an: “Beni tanıyor musun?” der. Kişi: “Hayır tanımıyorum!” der. Kur’an:”Gece gündüz beni okuduğun Kuran’ım! Seni şehvetle­rinden, kötü şeyleri işitmekten, harama bakmaktan koruyanım. Dostlar arasında beni en sadık dost olarak bulurdun. Kardeş­ler arasında beni en sadık kardeş olarak bilirdin. Sana müj­deler olsun, Münker ve Nekir sorgusundan sonra asla hiçbir keder ve üzüntü sana gelmeyecektir…” (Haris, İbn-i Hacer el-Askalani, Metalibu Aliye, Tevhid Yayınları: 3/200/202.)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*