Çarşamba , 24 Mayıs 2017
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Ahiret » Ahirete İman

Ahirete İman

  • Adalet Delili

    Adalet Delili

    Hiç mümkün müdür ki, her işinde nihayet derecede adalet ile iş gören bir Âdil-i Hakîm, mahlukatının ...

  • Saltanat Delili

    Saltanat Delili

    Hiç mümkün müdür ki, bu âlemin sultanı olan Zat-ı Zülcelâl, nihayetsiz kemalini göstermek için bu kâ...

  • İzzet Delili

    İzzet Delili

    Hiç mümkün müdür ki, şu âlemin izzet ve celal sahibi olan mutasarrıfı, izzetinin hukukunu çiğneyen v...

  • Vaad Etme Delili

    Vaad Etme Delili

    Hiç mümkün müdür ki, nihayetsiz bir ilmin ve hadsiz bir kudretin sahibi olan şu âlemin Rabbi; emirle...

  • Cömertlik Delili

    Cömertlik Delili

    Hiç mümkün müdür ki, nihayetsiz bir cömertlik ve ikram, tükenmez servet ve bitmez hazineler; baki bi...

Ahirete İman

kiyamet2

Bismillahirrahmanirrahîm “Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar kararıp döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde, kıyılmaz mallar bırakıldığında, vahşi hayvanlar bir araya toplandığında, denizler kaynatıldığında, ruhlar bedenlerle birleştirildiğinde, diri diri toprağa gömülen kızlara: ‘Hangi günahtan dolayı öldürüldünüz?’ denildiğinde, amel defterleri açıldığında, gök sıyrılıp açıldığında, cehennem kızıştırıldığında ve cennet yaklaştırıldığında herkes (hayır ve şerden) ne getirmiş olduğunu anlar.” (Tekvir 1-14) Kur’an’ın bu ve benzeri ayetlerinin sarahatiyle, bir ... Devamını Oku »

Saltanat Delili

saltanat

Hiç mümkün müdür ki, bu âlemin sultanı olan Zat-ı Zülcelâl, nihayetsiz kemalini göstermek için bu kâinatı gayet âli gayeler ve yüksek maksatlarla icad etsin ve sonra o gaye ve maksatlara karşı iman ve ibadetle mukabele edenlere bir mükâfatı bulunmasın? Ve o gayelere, red ve tahkirle mukabele edenlere bir cezası olmasın? Bu mükâfat ve ceza burada yok hükmündedir. Demek, başka yerde ... Devamını Oku »

Merhamet Delili

merhamet

Hiç mümkün müdür ki, şu göz önündeki icraatının şehadetiyle, nihayetsiz bir merhametin ve nihayetsiz bir şefkatin sahibi olan şu âlemin Rabbi, kendi merhametine ve şefkatine layık bir tarzda mükâfatta bulunmasın ve has kullarına ihsan etmesin? Burada yok hükmündedir, demek başka yerde bir mükâfat yeri vardır ve olmalıdır. Ta ki o rahmet orada hakkıyla tecelli edebilsin. Bu delili iki başlıkta inceleyeceğiz. ... Devamını Oku »

İzzet Delili

izzet

Hiç mümkün müdür ki, şu âlemin izzet ve celal sahibi olan mutasarrıfı, izzetinin hukukunu çiğneyen ve celalinin haşmetine karşı hürmetsizlik eden edepsizleri tedip etmesin, izzet ve celaline yakışır bir tarzda onları cezalandırmasın? O ceza ve tedip, bu dünyada yok hükmündedir; demek başka yerde bir dar-ı ceza vardır ve olmalıdır. Bu delilde, Allah’ın “Aziz” ve “Celil” isimlerinden ahirete bir kapı açacağız. ... Devamını Oku »

Hikmet Delili

hikmet

Hiç mümkün müdür ki, şu âlemde zerrelerden Güneşlere kadar bütün eşyada nihayetsiz bir hikmetle iş gören Zat-ı Zülcelâl, ahireti getirmemekle ve kendisine iltica eden müminlere iltifat etmemekle nihayetsiz hikmetini inkâr ettirsin ve o hadsiz hikmetleri hiçe indirsin? Hâşâ ve kella! Bu delili yine iki başlıkta inceleyeceğiz: 1. BASAMAK: KÂİNATTA GÖZÜKEN HİKMETİN SAHİBİ KİMDİR? Hikmet: Her işte menfaatlere riayet edilmesi, abes ... Devamını Oku »

Adalet Delili

adl

Hiç mümkün müdür ki, her işinde nihayet derecede adalet ile iş gören bir Âdil-i Hakîm, mahlukatının hukukunu muhafaza etmeyerek, mazlumun hakkını zalimden almasın ve adaletini hiçe indirsin? Bu adalet burada yok hükmündedir, demek başka yerde bir mahkeme-i kübra ve adalet diyarı vardır ve olmalıdır. Bu delili yine iki başlıkta inceleyeceğiz: 1. BASAMAK: KÂİNATTA GÖZÜKEN ADALET VE BU ADALETİN SAHİBİ KİMDİR? ... Devamını Oku »

Cömertlik Delili

comert

Hiç mümkün müdür ki, nihayetsiz bir cömertlik ve ikram, tükenmez servet ve bitmez hazineler; baki bir saadet diyarını ve ebedî bir ziyafet mahallini ve içinde daimî bulunacak muhtaç misafirleri istemesin ve bu fâni dünya ve içindeki fâni misafirlerle yetinsin? Hayır, asla! Zira bu dünya, o cömertliğe ve ikrama hakiki mahal olamamakta, belki o cömertliğin milyon cüzünden ancak bir cüzüne mazhar ... Devamını Oku »

Güzellik ve Kemal Delili

GUZEL

Cemal, güzellik; kemal ise güzel sıfatlar demektir. Cenab-ı Hak cemal sahibidir, Cemil’dir. Yani zatının nihayetsiz bir güzelliği vardır. Hem kemal sahibidir, Zülkemal’dir. Yani ilim, kudret, irade, işitme, görme gibi bütün kemal sıfatlarla muttasıftır, isim ve sıfatları nihayetsizdir. Acaba hiç mümkün müdür ki, baki bir cemal ve kusursuz ebedî bir kemal; cemalini ve kemalini görmek ve göstermek için baki ayineler ve ... Devamını Oku »

Dualara İcabet Delili

dua

Hiç mümkün müdür ki, en küçük bir haceti, en küçük bir mahlukundan görüp kemal-i şefkatle ummadığı yerden ihtiyacını karşılayan; en gizli bir sesi, en gizli bir mahlukundan işitip imdat eden; hâl ve dil lisanlarıyla yapılan dualara icabet eden ve nihayetsiz bir şefkatin ve merhametin sahibi olan bir zat; en büyük bir kulundan, en sevgili bir mahlukundan, en büyük hacetini görüp ... Devamını Oku »

Haşmet ve Celal Delili

hasmet

Hiç mümkün müdür ki, zerrelerden güneşlere kadar bütün varlıkları itaatkâr bir asker gibi emrine boyun eğdiren ve bütün kâinatı idare ederek haşmetli saltanatını gösteren bir zat, sadece, şu dünya misafirhanesinde kısa bir hayat geçiren fani mahluklar üzerinde dursun; o muhteşem saltanatına ayna olacak ebedî ve baki bir memleketi icad etmesin? Hâşâ ve kella! Bu delili şöylece izah edebiliriz.  Kim şu ... Devamını Oku »

Muhafaza Delili

hafiz

Hiç mümkün müdür ki, gökte, yerde, karada ve denizde; yaş-kuru, küçük-büyük, adi-âli her şeyi kemal-i intizam ve mizan içinde muhafaza edip bir türlü muhasebe içinde neticelerini eleyen bir hafiziyet; insan gibi, büyük bir fıtratta yaratılan, yeryüzünün halifeliği gibi bir rütbede bulunan ve emanet-i kübra gibi büyük bir vazifesi olan beşerin amellerini ve fiillerini muhafaza etmesin, muhasebe eleğinden geçirmesin, adalet terazisinde ... Devamını Oku »

Vaad Etme Delili

Allah

Hiç mümkün müdür ki, nihayetsiz bir ilmin ve hadsiz bir kudretin sahibi olan şu âlemin Rabbi; emirlerine itaat eden kullarına cenneti vadetsin, isyan edenleri ise cehennemi ile korkutsun ve bu vaad ve korkutmayı da bütün peygamberleri ve bütün kitaplarıyla yapsın da, daha sonra o vaad ettiği şeyleri yerine getirmeyip -hâşâ- cehlini ve âczini göstersin? Bu hiç mümkün müdür? Hâlbuki vadettiği ... Devamını Oku »