Pazar , 24 Haziran 2018
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Akaid » Kadere İman (sayfa 2)

Kadere İman

Niçin iki tane kader levhası vardır?

ikilevha

Şimdi akla şöyle bir soru gelebilir: Niçin iki tane kader levhası var? Değişen ve şartlara bağlanan kader defterine ne gerek var? Bu soruya iki açıdan cevap verilebilir: 1- Allah-u Teâlâ kullarını hayırlara teşvik etmek için bu levhayı tanzim etmiştir. Kul, Allah’ın kendi hakkındaki ezelî takdirini ve değişmeyen kader defteri olan levh-i mahvı âzamdaki yazının ne olduğunu bilmediğinden, kaderin değişen bu ... Devamını Oku »

Evlilik kader midir?

evlilik

Evlilik kader midir? sorusu çok garip bir sorudur. Bu soruyu ancak Allah’ın ezeliyetini ve ilminin nihayetsizliğini bilmeyenler sorabilir. Çünkü “Evlilik kader midir?” demek, “Allah bu iki kişinin evleneceğini ezelde biliyor muydu?” demektir. Zira kader, Allah’ın ilminin bir unvanıdır. Evliliğin kader olmaması için, Allah’ın evlenen o iki kişiden habersiz olması gerekir. Bu ise ilmi her şeyi, her mekânı ve her zamanı ... Devamını Oku »

Katil öldürmeseydi, maktul yine ölür müydü?

katil

Kader konusunda merak edilen bir soru da, bir cinayet hadisesinde, eğer katil öldürmeyecek olsaydı, maktulün yaşayıp yaşamayacağı meselesidir. Acaba katil öldürmeseydi, maktul başka bir sebepten dolayı yine ölecek miydi? Yoksa yaşamaya devam mı edecekti? Sorumuzun cevabına geçmeden önce, cevapta kullanacağımız “sebep” ve “netice” kavramlarının manasını öğrenelim. Bir cinayette katil sebeptir. Zira bu hadise onun müdahalesi ile vukua gelmiştir. Maktul yani ... Devamını Oku »

Kaderin hakiki sebeplere bakması ve ona göre hükmetmesi

dsn

Şu âlemin sultanı olan Allah-u Teâlâ, zulümden ve adaletsizlikten nihayet derecede münezzehtir. İlahî kader, hakiki sebeplere bakar ve ona göre hükmeder. Mesela bir avcı, bir aslanı tüfeğiyle öldürür. Bunu gören insan aslana acır, avcıyı merhametsizlikle itham eder. Ve bu olaya meydan verdiği için Allah’ın da adaleti hakkında şüpheye düşer. Bunun sebebi insanın görüşünün dar olması ve resmin tamamını görememesidir. Evet, ... Devamını Oku »

Katli yaratan Allah iken niçin sebebe katil deniliyor?

Allah

Güneş’in doğmasından kuşların uçmasına, bulutların seyranından balıkların yüzmesine, rüzgârların tasrifinden çiçeklerin açmasına, hayatın yaratılmasından bir tohumun çatlayıp ondan filizin çıkmasına kadar, kâinattaki ne kadar fiil varsa, bütün bu fiillerin faili Allah-u Teâlâ’dır. Her şey onun icadıyla vücud bulur. Her canlı onun yaratmasıyla hayat bulur. Âlemdeki bütün sanatlar, nakışlar, süslemeler, atomlardan tutun semadaki yıldızlara kadar her şey onun mülküdür ve icadıdır. ... Devamını Oku »

Küfür topraklarında doğan ve İslam’ı hiç duymayan kişinin durumunun ne olduğu

fetret

Zamanın ve mekânın insanın üzerinde, iman ve İslam noktasında negatif veya pozitif bir etkisi olmakla birlikte, zaman ve mekân unsurları, neticeyi tek başına belirleyen bir sebep de değildir. Bu ikisi, sadece imtihana avantajlı ya da dezavantajlı bir şekilde başlamamızı sağlayan iki faktördür. İslam topraklarında doğan bir kimse imtihana avantajlı başlarken, küfür topraklarında doğan bir kimse ise bu imtihana dezavantajlı başlamış ... Devamını Oku »

Kaderde cennete veya cehenneme gideceğimiz belli iken niçin bu dünyaya geliyoruz?

cennet

Kader hakkında düşünen ve kaderin sırlarına vâkıf olmayan kişilerin, kendi kendilerine en çok sordukları ve cevabını en çok merak ettikleri sorulardan bir tanesi de şudur: “Allah benim cennete veya cehenneme gideceğimi biliyor. Ve bunu kader defterimde yazmış. O hâlde beni bu dünyaya niçin gönderiyor?” Bu sorudan anlaşılıyor ki, soru sahibi, akıbetinin ne olacağının Allah tarafından bilinmesinden dolayı bu âleme gelişini ... Devamını Oku »

Kader ve cüz-i iradeye iman niçin imanın şartlarından kabul edilmiştir?

dsn2

İnsan, nefsi emmaresi sebebiyle, iyiliği ve güzelliği kendisinden bilirken, kusuru ve kabahati başkasına verir. Mesela taşıdığı camı düşürüp kırdığında, sanki cam kendi fiiliyle kırılmamış gibi, “Cam kırıldı.” der. “Camı kırdım.” demez. Ya da arabasıyla kaza yaptığında, “Araba çarptı, kaza oldu.” der, “Arabayı çarptım, kaza yaptım.” demez. Bunlar gibi, ne zaman kendisinden kötü bir şey meydana gelse suçu başkasına atar. Hatta ... Devamını Oku »

Kadere iman insanı tembelleştirmez mi?

dsn3

Kadere iman asla insanı tembelleştirmez. Zira insan; Allah’ın ezeliyet sıfatının mahiyetini, ilmin maluma tabi olması kaidesini ve ilahi takdirin kendi çabalamasına ve cüz-i iradesini hayırlarda kullanmasına bağlı olduğunu bildiğinde sebeplere yapışır. Vazifesini yapar ve neticenin Allah tarafından yaratılması için hâl ile ve dil ile dua eder. Hatta bu ilmi meseleleri bilmese bile, kaderin değişen levhası olan “levh-i mahvı isbatı” kendine ... Devamını Oku »

Kâinat kitabının kaderin varlığına olan şehadeti

esma

Allah’ın iki farklı kitabı vardır. Birincisi, kelam sıfatından gelen Kur’an-ı Kerim’dir. İkincisi ise kudret sıfatından gelen kâinat kitabıdır. Evet, kâinat bir kitaptır. Dünya, bu kitabın sadece küçük bir bölümüdür. Bahar mevsimi, bu kitabın sadece bir sayfasıdır. Her bir nev, mesela bir ağaç cinsi bu kitabın bir satırıdır. O cinsin tek bir ferdi, mesela bir incir ağacı bu kitabın bir kelimesidir. ... Devamını Oku »

Kadere iman ve tevekkül

dua

Bazı kimseler tevekkülü tembellik zannederler. Bilhassa batılı kaynaklar, İslam’da tevekkülü kasten böyle göstermekte ısrar etmektedirler. Bu sebepten, kadere iman ve tevekkülü ayrı bir başlık olarak ele almak ve açıklamak faydalı olacaktır. Tevekkülün manası, Cenab-ı Hakk’ı vekil edinmektir. Kişinin sebeplere yapıştıktan sonra, neticenin yaratılmasını Allah’tan beklemesi ve hakiki tesiri Allah’tan bilmesi tevekkülün esasıdır. Mesela bir çiftçinin tevekkülü, tarlayı kazdıktan, ekinleri suladıktan ... Devamını Oku »

Musibetlerin kader açısından bazı hikmetleri

insan1

Hayatın çeşitli safhalarında insanların maruz kaldığı bela ve musibetlerin altında, insan idrakinin kavramaktan âciz kaldığı birçok hikmetler gizlidir. Nitekim Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’in’de şöyle buyurmaktadır: “Sizin için hayırlı olduğu hâlde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için kötü olduğu hâlde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, hâlbuki siz bilmezsiniz.” (Bakara: 216) Bela ve musibetlerin takdirinde kader hakiki sebeplere bakar ki, ... Devamını Oku »