Cumartesi , 23 Haziran 2018
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Akaid » Mezhepler (sayfa 4)

Mezhepler

Üçüncü mâni: Bir kimsenin mutlak müctehid seviyesine ulaşmasına zaman imkân vermemektedir.

Üçüncü mâni: Bir kimsenin mutlak müctehid seviyesine ulaşmasına zaman imkân vermemektedir. Daha önce dediğimiz gibi, hakikatin mahiyeti bir olmakla beraber efradın zımnında tahakkuk ve tecelli tarzı farklı farklıdır. Mesela ilkokulda da matematik okunur, ama oradan mühendis çıkmaz. Çiçek de sümbül verir, ama ağaç gibi değil. Bir damla da güneşi gösterir, ama deniz gibi gösteremez. Sinek de uçar, ama kartal gibi ... Devamını Oku »

Dördüncü mâni: Şu zamandaki ictihad meraklıları dinin farzlarını dahi eda etmekten uzaktır.

Dördüncü mâni: Şu zamandaki ictihad meraklıları dinin farzlarını dahi eda etmekten uzaktır. Nasıl ki, bir cisimde neşv-ü nema (büyüme) için tevessü (gelişme) meyli bulunur. O meyl-i tevessü (gelişme meyli) ise -çünkü dâhildendir- vücud ve cisim için bir tekemmüldür (kemale ulaşmaktır). Fakat eğer hariçte (dışarıdan) tevsi (gelişme) için bir meyil ise o vücudun cildini yırtmaktır, tahrip etmektir; tevsi (geliştirme) değildir. Öyle ... Devamını Oku »

Beşinci mâni: Şu zamanın ictihadı semavi değil, dünyevidir.

Beşinci mâni: Şu zamanın ictihadı semavi değil, dünyevidir. Üç nokta-i nazar şu zamanın ictihadatını (ictihadlarını) arziye (dünyevi) yapar, semavilikten çıkarıyor. Hâlbuki şeriat semaviyedir (semaya aittir, yani vahiyle gelmiştir) ve ictihadat-ı şer’iye (şeriata ait ictihadlar) dahi onun (şeriatın) ahkâm-ı mestûresini (gizli hükümlerini) izhar ettiğinden semâviyedirler. Üstad Hazretlerinin burada bahsettiği nükteyi şöyle izah edebiliriz: Şeriat ve İslam’ın hükümleri semavidir, yani insan eseri ... Devamını Oku »

Altıncı mâni: Bu asırdan Asr-ı Saadet kitabı okunamaz.

Altıncı mâni: Bu asırdan Asr-ı Saadet kitabı okunamaz. Selef-i Sâlihînin müctehidin-i izâmı (büyük müctehidleri) asr-ı nur ve asr-ı hakikat (hakikat ve nur asrı) olan Asr-ı Sahabeye (Sahabe asrına) yakın olduklarından, safi bir nur alıp halis bir ictihad edebilirlerdi. Şu zamanın ehl-i ictihadı ise o kadar perdeler arkasında ve uzak bir mesafede hakikat kitabına bakar ki, en vâzıh (açık) bir harfini ... Devamını Oku »

En büyük bir evliyanın en küçük bir Sahabenin derecesine yetişememesinin 1. sebebi

n1

A- Bediüzzaman Hazretleri tam ismine layık bir şekilde meseleyi tahlil etmiş. Her kelimesini kabul ediyorum. Bir mesele ancak bu kadar güzel izah edilebilir. Şimdi şu soruyu sormak istiyorum: En büyük bir evliyanın en küçük bir Sahabenin derecesine yetişemediği söyleniyor. Bunun sebebi nedir? B- Peygamberlerden sonra insanların en faziletlisinin Sahabeler olduğu hususunda Ehl-i Sünnet ve-l Cemaat âlimlerinin ittifakı vardır. O Sahabeler ... Devamını Oku »

Sahabelere yetişilememesinin bir sebebi de Asr-ı Saadetin bereketidir.

İkinci sebep: Sahabelere yetişilememesinin bir sebebi de Asr-ı Saadetin bereketidir. Şöyle ki: Cehalet devri karanlığının hâkim olduğu bir asırda birden İslamiyet güneşi doğmuş ve Asr-ı Cehalet yerini Asr-ı Nura ve Asr-ı Saadete bırakmıştır. Vahyin ışığındaki bu büyük inkılap ile hayır ve hak bütün güzelliğiyle, şer ve batıl da bütün çirkinliğiyle ortaya çıkmış ve maddeten hissedilmiştir. Bu asırda şer ve hayır ... Devamını Oku »

Zikir ve ibadetten alınan nur ve feyiz cihetiyle Sahabelere yetişilemez.

17

Üçüncü sebep: Zikir ve ibadetten alınan nur ve feyiz cihetiyle Sahabelere yetişilemez. Bu meseleyi Bediüzzaman Hazretleri şöyle izah eder: Bir zaman kalbime geldi, niçin Muhyiddin-i Arabî gibi harika zatlar Sahabelere yetişemiyorlar? Sonra namaz içinde سُبْحَانَ رَبِّىَ اْلاَعْلَى dediğimde şu kelimenin manası inkişaf etti. Tam manasıyla değil, fakat bir parça hakikati göründü. Kalben dedim: Keşke bir tek namaza bu kelime gibi ... Devamını Oku »

Amellerin fazileti ve o amel mukabilinde sevap kazanmak cihetiyle Sahabelere yetişilemez.

Dördüncü sebep: Amellerin fazileti ve o amel mukabilinde sevap kazanmak cihetiyle Sahabelere yetişilemez. Mesela nasıl ki bir asker -bazı şartlar dâhilinde- mühim ve tehlikeli bir mevkide bir saat nöbet tutsa bir sene ibadet etmiş kadar sevap kazanabilir. Eğer bir kurşunu yese o dakikada şehit olarak öyle bir makam kazanır ki, bir veli kırk senede riyazet ve ibadetle o makamı ancak ... Devamını Oku »

İctihad yapmada ve Kur’an ve sünnetten hüküm çıkarmada yani Cenab-ı Hakk’ın emir ve yasaklarını kelamından anlamak hususunda Sahabelere yetişilemez.

Beşinci sebep: İctihad yapmada ve Kur’an ve sünnetten hüküm çıkarmada yani Cenab-ı Hakk’ın emir ve yasaklarını kelamından anlamak hususunda Sahabelere yetişilemez. Bu bahsi daha önce izah ettiğimizden bu makamda sadece kısa bir işaret ile iktifa ediyoruz: O zamandaki o büyük inkılap Allah’ın razı olduğu şeyleri ve İlahî hükümleri anlamak üzerine dönüyordu. Bundan başka hiçbir şey akılları ve kalpleri meşgul etmiyordu. ... Devamını Oku »

Sahabelerin kurbiyet-i İlahiye noktasındaki makamlarına velayet ayağıyla yetişilemez.

Altıncı sebep: Sahabelerin kurbiyet-i İlahiye noktasındaki makamlarına velayet ayağıyla yetişilemez. Son derece ince olan bu meselenin izahına geçmeden önce “Akrebiyet” ve “Kurbiyet” kelimelerinin manalarını öğrenmemiz gerekiyor. Akrebiyet: Cenab-ı Hakk’ın insana olan yakınlığıdır. Kurbiyet ise: Bir şeye kendi gayretiyle yakınlaşmaktır. Mesela güneş bize çok yakındır. Işığı ile başımızı okşar ve göz bebeğimizde parlar. Biz ise güneşe çok uzağız. Aramızda 150.000.000 km ... Devamını Oku »

Bazı hadis-i şeriflerde bid’atların revacı zamanında ehli iman ve takvadan bir kısım zatların Sahabe derecesinde veya daha faziletli olduğu rivayet ediliyor. Eğer Sahabelere yetişilemiyorsa bu hadislerin manası nedir?

A- Sahabelere yetişilemeyeceğini bu izahlardan sonra kabul ettim. Ama aklıma şu soru geliyor: Bazı hadis-i şeriflerde bid’atların revacı zamanında ehli iman ve takvadan bir kısım zatların Sahabe derecesinde veya daha faziletli olduğu rivayet ediliyor. Eğer Sahabelere yetişilemiyorsa bu hadislerin manası nedir? B- Peygamberlerden sonra insanların en faziletlilerinin Sahabeler olduğu hususunda Ehli Sünnet ve-l Cemaat âlimlerinin icmaı ve ittifakı vardır. Hadislerde ... Devamını Oku »