Pazartesi , 10 Aralık 2018
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Kur'an-ı Kerim » Bilimsel Mucizeler (sayfa 3)

Bilimsel Mucizeler

İnsandaki organların gelişim sırası

“O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa yaratandır; ne de az şükrediyorsunuz. (Mü’minun Suresi: 78) Allah, sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi. (Nahl Suresi: 78) De ki: “Düşündünüz mü hiç; Eğer Allah sizin işitmenizi ve görmenizi alıverir ve kalplerinizi mühürlerse, onları size Allah’tan başka getirebilecek ilah kimdir?” ... Devamını Oku »

Yarılan yeryüzü

“Yarılan yere yemin olsun ki” (Tarık Suresi: 11-12) Yukarıdaki ayette geçen Arapça “sad’a” kelimesi Türkçede “çatlama, yarılma, ayrılma” anlamlarına gelmektedir. Allah’ın yerin yarılması üzerine yemin etmesi, Kur’an’ın diğer bilimsel mucizelerinde olduğu gibi burada da dikkat çekici bir duruma işaret etmektedir. 1945-46 yıllarında, bilim adamları mineral kaynaklarını araştırmak için ilk kez deniz ve okyanusların diplerine indiler. Araştırmalarında dikkati çeken en önemli ... Devamını Oku »

Kemiklerin oluşumu ve etle kaplanmaları

Müminun Suresi 14. ayette şöyle buyrulmuştur: “Sonra o damlacığı asılıp tutunan bir şeye dönüştürdük. Sonra asılıp tutunan şeyi, bir çiğnemlik et parçası haline getirdik. Sonra bir çiğnemlik et parçasını, kemik olarak yarattık. Sonra kemiğe et giydirdik.” Tercümede geçen “bir çiğnemlik et” ifadesi, arapça “mudga” kelimesinin karşılığıdır. Kemiğe giydirilen et vurgulanırken geçen “et” ifadesi ise ayette “lahm” kelimesi ile anlatılır. Bu ... Devamını Oku »

Dünyanın yuvarlak oluşu

Dünya’nın şekli konusunda insanlar asırlar boyu ciddi çelişkilere düşmüşler ve çokları onun bir tepsi gibi düz olduğu fikrini savunmuşlardı. Son birkaç yüzyılda yapılan mantıksal ve matematiksel açıklamalarla Dünya’nın yuvarlak olduğu tespit edilmiştir. Ve artık teknoloji gelişip de insanlık uzaya ve aya çıktıklarında Dünya’nın yuvarlak olduğu görsel olarak da ispatlanmıştır. Oysa ki Kur’an asırlar önce bu gerçeğe mucizevî bir şekilde işaret ... Devamını Oku »

Gökyüzü korunmuştur

“Ve gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise ayetlerinden yüz çeviriyorlar.” (Enbiya 32) Kur’an bu ayet-i kerimesiyle gökyüzünün korunmuş bir tavan olduğundan bahsetmektedir. Acaba korunmuş tavan olmak, ne manaya gelmektedir. Şimdi bu konuda bilim adamlarının sözlerini dinleyelim: Atmosfer dünyayı çepeçevre kuşatan, gözle görmediğimiz çeşitli gazlardan oluşmuş, 10 bin km.ye varan kalınlıkta, taştan daha sert bir gaz okyanusudur. Şimdi atmosferin koruyucu ... Devamını Oku »

Toprak ve sudan yaratılma

“İnsanı çamurdan oluşan bir özden yarattık.” (Müminun Suresi: 12) “O yarattığı her şeyi güzel yaratmıştır. Ve insanın yaratılışına çamurdan başlamıştır.” (Secde Suresi: 7) “Sizi topraktan yaratması O’nun delillerindendir.” (Rum Suresi: 20) “Ve O sudan bir insan yarattı ve ona soy sop verdi. Rabbin her şeye gücü yetendir.” (Furkan Suresi: 54) Kur’an, insan yaratılırken kullanılan ham maddelerin toprak ve su olduğunu ... Devamını Oku »

Yağmurdaki ölçü

Kur’an’da yağmur hakkında verilen bilgide, yağmurun gelişigüzel değil de belli bir ölçü ile indirildiğine dikkat çekilmektedir. Zuhruf Suresinin 11. ayetinde şöyle buyrulur: “O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi diriltti. (ve her yanına hayat) yaydı. Siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.” Yağmurun gökyüzünden bir ölçü ve miktar ile indiği, yine çağımızdaki ilmi araştırmalarla tespit ... Devamını Oku »

Dağların görevi

Kur’an’da dağların önemli bir jeolojik işlevine şöyle dikkat çekilmektedir: “Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık.” (Enbiya Suresi: 31) Dikkat edilirse ayette, dağların yeryüzündeki sarsıntıları önleyici özelliğinin olduğu haber verilmektedir. Kur’an’ın indirildiği dönemde hiçbir insan tarafından bilinmeyen bu gerçek, günümüzde modern jeolojinin bulguları sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Eskiden dağların sadece yeryüzünün yüzeyinde kalan yükseltiler olduğu düşünülmekteydi. Ancak bilim adamları dağların sadece ... Devamını Oku »

Ölü bir beldeyi canlandıran yağmurlar

Kur’an’da, yağmurun “ölü bir beldeyi diriltme” işlevine birçok ayette dikkat çekilir: “… Biz gökten tertemiz bir su indirmekteyiz. Onunla ölü bir beldeyi (toprağı) canlandırmak ve yarattığımız hayvanlardan ve insanlardan birçoğunu onunla sulamak için.”(Furkan Suresi: 48-49) Yağmurun, canlılar için kaçınılmaz bir ihtiyaç olan suyu yeryüzüne bırakmasının yanında bir de gübreleme özelliği vardır. Denizlerden buharlaşarak bulutlara ulaşan yağmur damlaları, ölü toprağı “canlandıracak” ... Devamını Oku »

Titreşerek, kabararak canlanan toprak

“…Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, ancak üzerine su yağdırdığımız zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten bir şeyler bitirir.” (Hac Suresi: 5) Bu ayette kupkuru toprağın üzerine suyun düşmesiyle oluşan aşamalar anlatılır. Kur’an’ın ifadelerinde anlatılan titreşmenin ve kabarmanın önce sadece edebi ifadeler olduğu sanıldı. Fakat “Brown Titremesi”nin anlaşılmasıyla Kur’an’ın bu noktada da bir mucize gösterdiği anlaşıldı. Ayette toprağa suyun düşmesiyle ... Devamını Oku »