Pazar , 22 Ocak 2017
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Kur'an-ı Kerim » Tefsir Dersleri

Tefsir Dersleri

O vakit, kendilerine uyulan kimseler, kendilerine uyanlardan hızla kaçıp uzaklaşmış…

ates

إِذْ تَبَرَّأَ الَّذِينَ اتُّبِعُواْ مِنَ الَّذِينَ اتَّبَعُواْ وَرَأَوُاْ الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الأَسْبَابُ  وَقَالَ الَّذِينَ اتَّبَعُواْ لَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَتَبَرَّأَ مِنْهُمْ كَمَا تَبَرَّؤُواْ مِنَّا كَذَلِكَ يُرِيهِمُ اللّهُ أَعْمَالَهُمْ حَسَرَاتٍ عَلَيْهِمْ وَمَا هُم بِخَارِجِينَ مِنَ النَّارِ O vakit, kendilerine uyulan kimseler, kendilerine uyanlardan hızla kaçıp uzaklaşmış ve azabı görmüşlerdir. Nihayet aralarındaki bütün bağlar da kopmuştur. Onlara uyanlar şöyle demektedirler: “Ah, bizim ... Devamını Oku »

O sabredenleri müjdele! Onlar ki, başlarına bir musibet geldiği zaman: “Biz Allah’a aidiz ve sonunda O’na döneceğiz.” derler.

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِّنَ الْخَوفْ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِّنَ الأَمَوَالِ وَالأنفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ الَّذِينَ إِذَا أَصَابَتْهُم مُّصِيبَةٌ قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّـا إِلَيْهِ رَاجِعونَ Muhakkak ki biz sizi korkuyla, açlıkla ve mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. O sabredenleri müjdele! Onlar ki, başlarına bir musibet geldiği zaman: “Biz Allah’a aidiz ve sonunda O’na döneceğiz.” derler. (Bakara 155-156) Bu ayet-i kerimede ... Devamını Oku »

Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin.

sehit

وَلاَ تَقُولُواْ لِمَنْ يُقْتَلُ فِي سَبيلِ اللّهِ أَمْوَاتٌ بَلْ أَحْيَاء وَلَكِن لاَّ تَشْعُرُونَ Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz. (Bakara 154)      Bu ayet-i kerime, şehitlere “ölü” dememizi yasaklamakta ve onların ölü olmadıklarını beyan buyurmaktadır. Begavi, Hazin ve Ruhu’l Beyan tefsirlerinin beyanına göre, bu ayet-i kerime Bedir şehitleri hakkında nazil olmuştur ki, onlar on ... Devamını Oku »

O halde siz beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim.

فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ وَاشْكُرُواْ لِي وَلاَ تَكْفُرُونِ O halde siz beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, nankörlük etmeyin. (Bakara 152) Cenab-ı Hak anılarak, kast ve yâd edilerek işlenen her iş, söz, fiil ve hatta sükût dahi Mevla’yı zikir sayılır. Mesela, herhangi bir uzvu hak için kullanmak, o uzvun zikridir Yoksa zikir sadece zannedildiği gibi “Allah” ya da “Sûbhanallah” ... Devamını Oku »

Veyl o kimselere

فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ يَكْتُبُونَ الْكِتَابَ بِأَيْدِيهِمْ ثُمَّ يَقُولُونَ هَـذَا مِنْ عِندِ اللّهِ لِيَشْتَرُواْ بِهِ ثَمَناً قَلِيلاً فَوَيْلٌ لَّهُم مِّمَّا كَتَبَتْ أَيْدِيهِمْ وَوَيْلٌ لَّهُمْ مِّمَّا يَكْسِبُونَ Artık veyl o kimselere ki, kitabı elleriyle yazarlar da sonra az bir menfaat satın alabilmek için “Bu, Allah katındandır.” derler. Artık veyl onlara, o elleriyle yazdıkları şeyler yüzünden! Ve yine veyl onlara, kazandıkları şeyler (rüşvet ve ... Devamını Oku »

Şefaatin hak olduğuna dair deliller

Asrımızın mühim bir hastalığı, kendi sapık fikirlerini yaymak için ehl-i sünnet âlimlerine muhalefet ederek ehl-i sünnet itikadına zıt görüşler ortaya koymaktır. Birçok kişi bu hastalığın sevkiyle delilsiz ve mesnetsiz olarak ehl-i sünnet âlimlerine muhalefet etmekte ve âdeta onlara karşı savaş açmaktadır. Asıl acı olan ise itikadının delillerini bilmeyen avamın, bu kişilere inanmaları ve bilmeden de olsa ehl-i sünnet dairesinden çıkmalarıdır. ... Devamını Oku »

Hz. Adem’in kendisine yasaklanan ağacın meyvesini yemesi bir günah mıdır?

وَقُلْنَا يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلاَ مِنْهَا رَغَداً حَيْثُ شِئْتُمَا وَلاَ تَقْرَبَا هَـذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الْظَّالِمِينَ Ve biz demiştik ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşin ve dilediğiniz yerde ondan (cennetin meyvelerinden) bol bol yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” (Bakara/ 35) Bazı haddi aşmışlar, bu ayet-i kerimenin zahirinden Hz. Âdem’in günah işlediği neticesini ... Devamını Oku »

Hz.Adem’e isimlerin öğretilmesindeki sır.

وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلاَئِكَةِ إِنِّي جَاعِلٌ فِي الأَرْضِ خَلِيفَةً قَالُواْ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَاء وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّي أَعْلَمُ مَا لاَ تَعْلَمُونَ  وَعَلَّمَ آدَمَ الأَسْمَاء كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى الْمَلاَئِكَةِ فَقَالَ أَنبِئُونِي بِأَسْمَاء هَـؤُلاء إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ  قَالُواْ سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا إِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ قَالَ يَا آدَمُ أَنبِئْهُم بِأَسْمَآئِهِمْ ... Devamını Oku »

Melekler, insanların fesat çıkaracaklarını ve kan dökeceklerini, insanlar yaratılmadan önce nasıl bilmişlerdir?

وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلاَئِكَةِ إِنِّي جَاعِلٌ فِي الأَرْضِ خَلِيفَةً قَالُواْ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَاء Bir zaman Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Melekler dediler ki: “Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın?” (Bakara/30) Mezkûr ayetin ifadesiyle: Cenab-ı Hak Hz. Âdem’i yaratmadan önce melekler ile istişare etmiş ve melekler, Âdemoğullarının yeryüzünde kan dökecek ve ... Devamını Oku »

Önce sema mı yoksa yeryüzü mü yaratıldı?

kainat

هُوَ الَّذِي خَلَقَ لَكُم مَّا فِي الأَرْضِ جَمِيعاً ثُمَّ اسْتَوَى إِلَى السَّمَاء فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir. (Bakara/29) Bu ayet-i celilede, semanın yaratılmasının, yeryüzünün yaratılmasından sonra olduğu beyan edilmiştir. Nâziat suresi 27. ve 30. ayetler arasında ise: ... Devamını Oku »

Kabir hayatının hak ve gerçek olduğuna dair deliller

kabir

كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللَّهِ وَكُنتُمْ أَمْوَاتاً فَأَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ ثُمَّ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ Allah’ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz. (Bakara/28) Bu ayet-i kerime, kabir hayatının hak ve gerçek olduğuna delildir. Şöyle ki: Ayetin başında geçen “ أَمْوَات ” tabiri “ölüler” demektir. Bundan maksat ise: Kendisinde ... Devamını Oku »

O (Rab) ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı

الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الأَرْضَ فِرَاشاً وَالسَّمَاء بِنَاء Beyan ettiğimiz ayet-i celilede, yeryüzü gökyüzünden evvel zikredilmiştir. Yeryüzünün, gökten evvel zikredilmesinin hikmeti hakkında şu izahlar yapılmıştır: 1. Bir önceki ayette, insanların yaratılışından bahsedilmiştir. Allah-u Teâlâ, kullarının yaratılışını zikrettikten sonra, onların ilk muhtaç olacakları şeyi zikretmeyi münasip görmüştür ki, o da yerleşecekleri mekân olan yeryüzüdür. 2. Kulların yeryüzüne olan ihtiyaçları daha çok ve ... Devamını Oku »