Cumartesi , 23 Haziran 2018
En Çok Okunanlar
Anasayfa » Muhtelif » Tefekkür Damlaları (sayfa 3)

Tefekkür Damlaları

  • Bak sadaka ne diyor?

    Hz. Ali der ki: Sadaka, sahibinin elinden çıktığında, dilencinin eline girmeden beş şey söyler: 1-  ...

  • Bu nizam kimin?

    Âlemi bir kenara bıraksak da sadece bir tohuma baksak göreceğiz ki, bir tohum bile hem çiçeği ile he...

  • Kur’an hakkında bir şüpheye cevaptır

    En büyük bir profesör bir çocukla konuşurken konuşma­sında kendi tahsili ve ilminden ziyade çocuğun ...

  • Hak bir cemaate bağlanmak lazım mıdır?

    Hak bir cemaate bağlanmak lazım mıdır?

    Kuvvetli bir hortum, etrafındaki çiçek ve yaprakları içine çeker, yok eder. Böyle bir hortumdan kurt...

  • Ucuzluk

    İnsanlar yapma çiçekleri yüz binlere satıyor. Hâlbuki asılları bahar mevsiminde milyarlarca yaratılı...

Bu sevki ilahi değildir de nedir?

İnsanı hayalen bir şehir kadar büyütseniz herhalde damarları bir yol kadar geniş olur. Şimdi bizi bu vücuda soksalar ve kulağa ya da her hangi bir organa gitmemizi isteseler, yolumuzu bulabilir miydik? Girdiği büyük bir binadan çıkmak için çıkış kapısını bulamayan ve kendi semtimizdeki bir adresi bulmak için onlarca insana adres soran biz, herhalde asla kulağa ulaşamazdık. Hâlbuki vücudumuza ilk defa ... Devamını Oku »

Sinek deyip geçme

sinek

Sinek dediğimiz küçücük kuşlar hakikatte bir sanat harikasıdır. Haklarında ciltler dolu kitap yazılabilecek bu ilahi kuşların bazı özelliklerinden bahsedelim. Sinek saniyede 200 defa kanat çırpar. Kanatları 12.000 devirli motor halinde çalışır. Bu bir arabanın boyuna nisbet edildiğinde saatte 5.000 km. demektir. Eğer sineğin kuvvetinde bir araba olsaydı İstanbul-Ankara arasını 6 dakikada alabilirdi. Sineğin acelesi yoksa saatte 7,5 km. hızla uçar. ... Devamını Oku »

Bilim bir ineğe yenildi

Hollanda’da bilim adamları hakiki bir ineğin tıpatıp benzeri makine bir inek yapmışlar. Amaçları da daha çok süt elde etmek imiş. Bir inekte ne varsa aynısını, makine ineğe yerleştiriyorlar. Bu ineğe ot yediriyorlar, fakat asla beyaz sütü elde edemiyorlar. Makine inekten sadece yeşil renkte bir su çıkıyor. Böylece bilim bir ineğe yenilmiş oluyor. Evet, kan ve fışkı arasından bembeyaz sütü çıkarmak ... Devamını Oku »

Ülfet hakikati görmeye büyük bir perdedir

Boş bir şapkadan sevimli bir tavşanı basit bir hile ile çıkaran sihirbazı hayretle seyreder ve alkışlarız da, birer şapka hükmünde olan ölü yumurtalardan o canlı tavşanları, tavukları, ördekleri yaratan Allah’tan nasıl gafil oluruz. Ve mucize-i kudret olan o eserler karşısında nasıl hayrete düşmeyiz. İşte buna hayret! Devamını Oku »

Kafirin kalbindeki cehennem

Bir adama içinde her şey bulunur bir sofra hazırlansa hatta etrafında güzel ve yarı çıplak kızlarda ona hizmet etse, her istediğini yerine getirseler, lâkin bir cellât hemen karşısında evladını, akrabasını ve sevdiklerini gözü önünde kesse, acaba o adam sofradaki leziz taamlarla ve güzel kızlarla lezzetlenebilir mi? O taam ve eğlenceler, sevdiklerini gözü önünde kesilmesi elemini def edebilir mi? Elbette ki ... Devamını Oku »

Dünya zindanından cennet bahçelerine

Biz bir fabrikada çalışıyor olsak ve bir gün fabrika sahibi bizi çağırsa, biz de kirli, yağlı elbisemizle davetine icabet etsek, bize dese ki “senin işine son veriyorum, al şu uçak biletini Havaî adalarına tatile git, bundan sonra kir yok, yağ yok, çalışma yok, bütün masrafını da ben karşılayacağım.” Acaba bu bileti cebimize koyduktan sonra hiç işten çıkarıldığımıza üzülür müydük? İşte ... Devamını Oku »

İmandaki cesaret

Çocukluğumda bir gün ağabeyim ile lunaparka gitmiştik. Orada zambora adı verilen bir adamın bulunduğu karanlık bir odaya girdik. Odada bir sahne ve arkasında demir parmaklıklar vardı. Demir parmaklıkların arkasından ise elleri zincirli bir adam bulunuyordu. Biz sahnenin önündeki sandalyelerde oturduk, kalabalık olduğundan dolayı birçok kişide ayakta kalmıştı. Neler olacağını merakla bekliyordum. Ağabeyim ise bana sıkı sıkıya korkmamamı tembih etmişti. Nihayet ... Devamını Oku »

Dünya ile ahiret dengesi

Hani denilir ya hem dünyanı hem ahiretini dengeleyeceksin. Peki, nedir denge? Bir kilo buğdaya da bir lira vermek, bin kilo buğdaya da bir lira vermek değildir herhalde. Dünya nimetlerinin ahiret nimetleri yanındaki değerinin, bir kilo buğdayın bin kilo buğday yanındaki değeri kadar bile olmadığı ortadayken, ikisine de aynı ücreti vermek denge midir? Denge; dünyaya değeri kadar, ahirete de kendi değeri ... Devamını Oku »

Sahabenin üstünlüğü

Nasıl güneş altında olgunlaşmış bir nimetin tadı ile, serada olgunlaştırılmış bir nimetin tadı ilk anda bile anında fark edilebilir. İşte Fahr-i Kâinat Efendimiz (S.a.v.)’in güneşi bile söndüren nuru altında yetişen, kemâl-i imanâ ulaşan Sahabe Efendilerimizin, Peygamber Efendimiz (S.a.v.)’den sonra gelmiş, O’nu (S.a.v.) görmemiş olan evliyaullaha, salihlere üstünlüğü böyledir. Hatta şu misâl, bu hakikati tam ifade etmekte yetersiz kalır. Devamını Oku »

Yolcuya nur gerek

Uzun ve karanlık bir mağarada hazine ararken yolunuzu kaybettiniz. Mağaranın girişi geride kaldı ve geriye dönemiyorsunuz. Tek çare, çıkışının kesin var olduğunu bildiğiniz bu mağaranın tek çıkışını bulmak. Yol belki uzun, belki kısa, ama sarp, harabe, çamur, önünüzde kuyular, virajlar, başınız bazen yukarı çarpıyor ve daralmalar… Bu durumda ihtiyacınız olan tek şey nedir? Elbette önünüzü gösterecek bir ışık. Eğer yoksa? ... Devamını Oku »

Nefis

Nefis, insanın tam önünde, ilerlemesine engel, dikenli, çok esnek, kökü çok sağlam bir dal gibidir, insan onu geriye doğru iter ve kurtulmaya çalışır. Kendinden uzaklaştırdıkça manevi makamı artar. Zanneder ki kurtuldum ve bıraktığı anda dikenleriyle suratını ve vücudunu parçalar, şefkat tokatları yer. İnsan nefsini kendinden ne kadar uzaklaştırırsa, bıraktığında darbesi o kadar sert olur. Kırılması da çok zordur bu dalın. ... Devamını Oku »

Uzay çalışmaları

Uzay çalışmalarında, yalnız Amerika’da 20.000 firma ve 350.000 personel çalışıyor. Yaptıkları iş ise, cismen gayet küçük roketleri yakın mesafelere fırlatmak. Bir vidanın yerini dahi hesaplıyorlar. Buna rağmen başarısız oldukları deneylerde yok değil. Acaba bir roketin uzaya fırlatılması için bu kadar uzman çalışırsa, yüz milyonlarca semavi yıldızların hareketleri nasıl tesadüf ile izah edilebilir? Şimdi, roketlerin fırlatılması için hesaba gerek var mıdır? ... Devamını Oku »