A A A

Özür nedir ve özür sahibinin abdesti ne zaman bozulur?

     Abdesti bozup da devam eden illete özür denilir. Mesela kısa fasılalarla burnun kanaması, herhangi bir organdan kan çıkıp devamlı akması, bir ağrıdan dolayı gözün irinle sulanması, gayr-i ihtiyari idrar çıkıp devam etmesi gibi…

     Bir illetin özür sayılabilmesi için iki şart vardır:

     1-Bu illet, tam bir namaz vakti devam etmelidir. Arada abdest alıp namaz kılabilecek kadar bir zaman kalmamalıdır. Mesela öğle vaktinde burnu kanamaya başlamalı ve ikindi vaktine kadar bu kan hiç durmamalıdır. Eğer abdest alıp öğle namazını kılabilecek kadar bir zaman kesilirse özür olmaktan çıkar.

     2-Sonraki her vakitte en az bir defa gözükmelidir. Kişiyi özür sahibi yapan illet, bir namaz vakti içinde bir defa gözükmezse artık özür kesilmiş olur.

     Netice olarak, özür sahibi namazını şöyle kılar: Mesela bir organından devamlı kan aksa ve bu hâl öğle ile ikindi arasında devam etse, abdestini alır ve öğle namazını kılar. Bu durumda akan kan abdesti bozmaz. İkindi vakti girdiğinde, eğer kan akması bir defa vukua gelirse yine özürlü sayılır ve kan abdestini bozmaz. Abdestini alarak ikindi namazını kılar. Eğer akşam vaktinden sonra kan akmaz ve kan kesilirse artık özür kalkmış demektir.

     Bu meselede yapılan hata şudur: Bir kimsenin burnu kanasa, ama beklediği takdirde daha vakit çıkmadan kanı kesilecek olsa, bu kişi özür sahibi olmadığı hâlde kendisini özür sahibi zannederek, kan akarken abdestini alıyor ve namazını kılıyor. Hâlbuki özür sahibi olmak için, kanın tam bir namaz vakti akması ve ondan sonraki vakitlerde de en az bir defa gözükmesi gerekmektedir. Onun burnunun kanı ise belki de üç beş dakika sonra kesilecektir. Bu hâlde kişi şer’an özür sahibi olmadığı için, abdest alıp namazını kılarken burnundan kan gelse bu kan ile abdesti bozulmuş olur. Bu kişi ise özrün manasını ve şartlarını bilmediğinden kendisini abdestli zanneder ve namazına devam eder. Maalesef bu durum halk arasında çok vukua gelmektedir.

     Bizler, özrün şartlarını öğrenerek bilmeyenlere öğretmeli ve onların namazlarının fesada düşmemesi için emr-i bi-l maruf vazifemizi yerine getirmeliyiz.

çalışıyor..