Çarşamba , 23 Nisan 2014
En Çok Okunanlar
Buradasınız: Anasayfa » Kur'an-ı Kerim » Bilimsel Mucizeler » Yağmurun oluşumu

Yağmurun oluşumu

Yağmurun nasıl oluştuğu uzun süre insanlar için bir sırdı. Ancak hava radarlarının keşfedilmesinden sonra, yağmurun hangi evrelerden geçerek oluştuğu kesinlik kazandı.

Buna göre, yağmur üç evreden geçerek oluşur: Önce rüzgâr yoluyla yağmurun “hammaddesi” havalanır. Ardından bulutlar meydana gelir ve en son olarak da yağmur damlacıkları ortaya çıkar.

Kur’an’da yağmurun oluşumu ile ilgili aktarılanlarda ise, tam da bu süreçlerden söz edilmektedir. Bir ayette bu oluşum hakkında şöyle bir bilgi verilir:

“Allah, rüzgârları gönderir, böylece bir bulut kaldırır da onu nasıl dilerse gökte yayıp dağıtır ve onu parça parça kılar; nihayet onun arasından yağmurun akıp çıktığını görürsün. Sonunda kendi kullarından dilediğine verince, hemen sevince kapılıverirler.” (Rum Suresi: 48)

Şimdi ayette ifade edilen üç evreyi bilimsel olarak inceleyelim:

1. EVRE
“Allah rüzgârları gönderir…”

Okyanuslardaki köpüklenme ile oluşan sayısız hava kabarcığı sürekli ortaya çıkmakta ve su zerreleri sürekli olarak gökyüzüne fırlamaktadır. Tuzca zengin olan bu zerreler daha sonra rüzgârlarla taşınır ve atmosferde yukarılara doğru yol alırlar. Aerosol adı verilen bu küçük parçacıklar “su tuzağı” adı verilen bir mekanizmayla yine denizlerden yükselen su buharını kendi çevrelerinde minik damlalar halinde toplayarak bulut damlalarını oluştururlar.

2. EVRE
“… böylece bir bulut kaldırır da onu nasıl dilerse gökte yayıp dağıtır ve onu parça parça kılar…”

Tuz kristallerinin ya da havadaki toz zerrelerinin etrafında yoğunlaşan su buharı sayesinde bulutlar oluşur. Bunların içindeki su damlacıkları çok küçük olduklarından havada asılı kalırlar ve göğe yayılırlar. Böylece gökyüzü bulutlarla kaplanır.

3. EVRE
“… nihayet onun arasından yağmurun akıp çıktığını görürsün.”

Tuz kristallerinin ve toz zerreciklerinin etrafında bir araya gelen su parçacıkları iyice yoğunlaşarak yağmur damlalarını oluştururlar. Böylece havadan daha ağır bir konuma gelen damlalar, buluttan ayrılarak yağmur biçiminde yere düşmeye başlarlar.

Görüldüğü gibi yağmurun oluşumundaki her aşama, Kur’an ayetlerinde bildirilmektedir. Üstelik bu aşamalar doğru sıralama ile açıklanmıştır.

Yağmurun bu oluşumunu bilimsel bir çalışma ve teknik cihazlar olmadan tespit etmek mümkün müdür? Elbette hayır!

O halde bilimin ve tekniğin olmadığı bir zamanda ümmi bir beşerin verdiği bu haberlerin çağımızdaki bilimsel çalışmalarla doğrulanması ne manaya gelmektedir?

Evet, bu sözün tek bir manası vardır; o zat rüzgârları gönderip bulutları kaldıran sonra ondan yağmuru çıkartan Allah’ın elçisidir. Elindeki kitapta O’nun fermanıdır.

Yağmurun oluşumu ile ilgili olarak başka bir ayette şu bilgiler verilmektedir:

“Görmedin mi ki, Allah bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.” (Nur Suresi: 43)

Bulut tipleri üzerinde araştırma yapan bilim adamları yağmurun oluşumu ile ilgili şaşırtıcı sonuçlarla karşılaşmışlardır. Yağmur bulutları belirli bir sistem ve aşamalar dâhilinde oluşmakta ve şekillenmektedir. Yağmur bulutlarından biri olan kümülonimbüs türü bulutların oluşum aşamaları bilimsel olarak tıpkı Kur’an’da haber verildiği gibi şöyledir:

1. Aşama; Sürülme: Bulutlar rüzgârlar tarafından bulundukları yerden itilir yani sürülürler.

2. Aşama; Birleşme: Rüzgâr tarafından itilen bu küçük boyuttaki bulutlar (kümülonimbüs) sürüklendikleri yerde birleşip yeni büyük bulutları oluştururlar.

3. Aşama; Yığılma: Küçük bulutlar birleştikten sonra büyük bulutun içindeki yukarı doğru çekiş kuvveti artar. Bulutun merkezindeki yukarı çekiş kuvveti kenarlardaki çekişten daha güçlüdür. Bu yukarı çekişler bulutun gövdesinin dikey olarak büyümesine neden olur. Böylece bulutlar yukarıya doğru genişleyerek üst üste yığılmış olur. Bu, dikey olarak büyümüş bulutun gövdesinin atmosferin daha serin yerlerine doğru uzamasına sebep olur. İşte bu noktada atmosferin serin bölgelerinde bulutta su ve dolu damlaları büyümeye başlar. Bu aşamaların sonucunda, su ve dolu damlaları yukarı çekiş gücünün onları destekleyemeyeceği kadar ağırlaştıkları zaman da bulutlardan yağmur, dolu vs. şeklinde düşmeye başlarlar.

Unutmamak gerekir ki meteorologlar bulut oluşumu, yapısı ve fonksiyonu ile ilgili detayları uçak, uydu, bilgisayar ve balon gibi gelişmiş ekipmanlar kullanarak yakın bir zamanda öğrenmişlerdir.

Hâlbuki Kur’an bu haberi ta 1400 sene öncesinden haber vermiştir, hem de meteorologların olmadığı ve insanların bilim ve teknikten mahrum olduğu bir zamanda.

Görülen odur ki, Kur’an bir insan sözü olamaz hele hele okuma yazma bilmeyen bir ümminin sözü hiç olamaz.

Kur’an ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’ın sözüdür ve hiç kuşkusuz o sözleri bize haber veren zat da onun peygamberidir.

Yoruma kapalı.

Scroll To Top