“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” Hz. Muhammed (S.A.V.)
Ana SayfaAkaidŞefaat5. Delil: Necm suresi 26. Ayet

5. Delil: Necm suresi 26. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Beşinci Kur’an Delili, Necm suresinin 26. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur:

أَستعيذ بالله ،  وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِى السَّمَاوَاتِ   Göklerde nice melek vardır ki   لاَ تُغْنِى شَفَاعَتُهُمْ شَيْئًا  onların şefaatleri hiçbir fayda vermez إِلاَّ مِنْ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ اللَّهُ  ancak Allah izin verdikten sonra fayda verir.  Peki, kim için izin verdikten sonra fayda verir?   لِمَن يَشَاءُ وَيَرْضَى  dilediği ve razı olduğu kimse için.

Manaya bir daha dikkat kesilelim: Göklerde nice melek vardır ki, Allah’ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatleri hiçbir fayda vermez. (Necm, 53/26)

Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım.

Ayet-i kerimenin başında   وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِى السَّمَاوَاتِ لاَ تُغْنِى شَفَاعَتُهُمْ شَيْئًا   Göklerde nice melek vardır ki, onların şefaatleri hiçbir fayda vermez  buyrulmuş. Daha sonra إِلاَّ مِنْ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ اللَّهُ   Allah’ın izin vermesinden sonrası müstesna, denilerek, şefaatin fayda vermeyeceği hükmünden bir kısım insanlar istisna edilmiştir. Peki, bu istisnaya giren kullar kimlerdir? Ayetin devamı bunu beyan eder:

لِمَن يَشَاءُ وَيَرْضَى  Allah’ın dilediği ve razı olduğu kullar. Demek, Allah’ın dilediği ve razı olduğu kullar, meleklerin şefaatinin fayda vermeyeceği kullardan ayırt edilmiş ve bu hükmünden istisna edilmiştir. O halde şimdi ayete bakarak soralım:

– Gökteki meleklerin şefaati kime fayda vermez?
Cevap: Allah’ın izin vermediklerine ve razı olmadıklarına…

– Peki, meleklerin şefaati kime fayda verecek?
Cevap: Allah’ın izin verdiklerine ve razı olduklarına.

Gördüğünüz gibi, ayetin açık beyanıyla melekler şefaat edeceklerdir. Bu şefaat, Allah’ın dilediği ve razı olduğu kullara geçerli olacaktır. Allah’ın dilemediği ve razı olmadığı kullara ise şefaat yoktur ve fayda vermeyecektir. Zaten Kur’an’daki şefaatin olmadığını beyan eden bütün ayetler, Allah’ın razı olmadığı ve izin vermediği kullar için geçerlidir. Şimdi, şefaati inkar edenlere bazı sorular soralım.

Şimdi şefaati inkar edenlere soruyoruz:

– Ayet-i kerime, apaçık bir şekilde, Allah’ın dilediği ve razı olduğu kullara meleklerin şefaat edeceğini beyan ederken, sizler şefaati nasıl inkar ediyorsunuz?

– Necm suresinin 26. ayeti sizin mushafınızda yok mu? Ya da bu ayet, bizim verdiğimiz manadan başka bir manaya mı geliyor? Bu ayeti bir izah edin de görelim.

– Bu ayetten şefaatin hak olduğu hükmünü nasıl çıkaramazsınız?

– Yoksa şöyle mi yapıyorsunuz: Ayetin başını okuyup: “Göklerde nice melek vardır ki, onların şefaatleri fayda vermez.” diyor ve ayetin devamını okumuyor musunuz? Ayetin devamında Allah bu hükümden, dilediği ve razı olduğu kulları istisna etmiş, bunu görmüyor musunuz?

Elbette görüyorsunuz ve biliyorsunuz, lakin sizin derdiniz başka. Derdiniz, dini öğretmek değil, derdiniz bu dinin esaslarını bozmak. Gayretiniz bundandır. Biz de burada yemin ediyoruz ki, sizin bu dini bozma gayretinizin en az iki misli, biz de bu dini muhafaza etmeye gayret edecek ve sizler gibi müfsidlerin şerrinden bu dini korumak için gece gündüz çalışacağız.

Sevgili kardeşlerim, şefaatin hak olduğuna dair Beşinci Delilimizi bu hatimeyle sonlandıralım ve şimdi Kur’an’dan Altıncı Delilimize geçelim.

PAYLAŞ:
Bu yazıya oy ver
Yorum yok

Yorum Yap