“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” Hz. Muhammed (S.A.V.)
Ana SayfaRisale-i NurSözler10.Söz İzahlar5-) Mukaddime – 3. İşaret:

5-) Mukaddime – 3. İşaret:

Bu işarette, insanın az bir ömürde işlediği günahlara bedel ebedî cehennemi nasıl hak ettiği izah edilmiştir. Bu bahsi, aynı konu ile ilgili Risale-i Nurların farklı yerlerinde geçen bölümleri de cem ederek şöyle özetleyebiliriz:
Küfür mahlukatın hukukuna bir tecavüzdür. Çünkü:
1- Bazen büyük bir devletin küçük bir elçisini hiçe saymak, gönderdiği mektubu yırtmak savaş sebebi olabilir. Bu noktada elçinin ve mektubun küçüklüğüne değil, yapılan hareketin büyüklüğüne bakılır. İnkârcılığı meslek edinen kâfir de, Allah’ın elçisi olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’i ve Allah’ın mektubu olan Kur’an’ı hiçe saydığı için büyük bir kabahat işlemiştir. Bu kabahatin tek cezası ise ebedî cehennemdir.
2- Her şey kendine mahsus bir lisanla: “Allah vardır, birdir, her şeyin sahibidir, bizler de onun engin manalar taşıyan mektuplarıyız.” derken, kâfir bu gerçeği inkâr etmekle onları yalancılıkla itham etmektedir.
3- Özene bezene harika tablolar yapıp bir sergide teşhir eden ressamın eserlerini hiçe sayarcasına: “Bunları da güzel diye asmışlar, ne kadar çirkinler, boyalar kendiliğinden dökülüp bu şekilleri almış!” diyen kimse, tablolara ve sanatkâra ne büyük bir hakarette bulunmuş olur.
İşte kâfir, Cenab-ı Hakk’ın bin bir itina ile yarattığı mahluklara: “Rastgele yapılmış, manasız şeyler!” diyerek, her biri sanat şaheseri olan o mahluklara karşı hakarette bulunmaktadır. Ağzından çıkan bir kelimeye bile manasız denilmesine kızan insan, bütün kâinata “manasız” demekle, sanatkârını kızdırıp sanatının hukukuna tecavüz etmiş olmaz mı? Ve cehennemi de hak etmez mi?
4- Tablolar ressamlarından ötürü değer kazanır. Meşhur bir ressamın tablosu milyarlara satılırken, meşhur olmayan bir ressamın tablosu alıcı bile bulamaz. Hatta aslına son derece benzeyen tablolar bile o ressamın elinden çıkmadığı anlaşılınca beş para etmez. Aynen bunun gibi, her bir mahluk da yaratıcıları hesabına değer kazanır. Allah’ı inkâr eden, dolayısıyla mahlukatın kıymetini de iskat eder, değerini düşürür. Bu da ebedî azabı gerektirir.
5- Bir insana “Sen babasızsın!” demek ne büyük bir hakaretse, mahlukata da “Siz sahipsizsiniz, rastgele olmuşsunuz!” demek, öyle bir hakarettir.
6- “Güzeli gösteren ayna güzelleşir.” kabilinden, kâinattaki her bir yaratık da Allah’ın güzel isimlerine ayinedarlık yaparak güzelleşmektedir. Kâfir ise bütün mahlukatı tesadüfe havale ederek onların güzelliğini inkâr etmektedir.
7- Kâfir, Allah’ın yarattığı, bin bir hikmetle yoğurup halk ettiği mahlukatı çürümeye mahkûm, cansız, ruhsuz, gayesiz bir madde yığını olarak görmekle büyük bir haksızlık yapmış olur.
8- Biz namaz kılarken birisi bize “Bu namaz kılmıyor, sahtekârlık yapıyor.” dese, ne kadar da kızarız. İşte kâfir küfrüyle mahlukatın fıtri ibadetlerini ve Allah’ın isimlerine karşı yapmış oldukları tesbihatı inkâr ederek hukuklarına tecavüz eder.
9- Bütün yaratıklar Allah’ın birer memurudurlar. Kâfir ise Allah’ı tanımamakla, onları memuriyet makamından indirip görevsiz başıbozuklukla itham eder.
Sözün özü:
• Kâfir, Allah’ın elçisini inkâr eder,
• Mektubunu yırtar,
• İlahî isimleri inkâr eder,
• Mahlukatın Allah’ın birliğine yaptıkları şehadete karşı onları yalancılıkla itham eder ve onları tekzip eder,
• Mahlukatın kıymetlerini iskat eder ve düşürür,
• Kâinatı ve içindekileri manasızlıkla itham eder,
• Mahlukları sahipsizlikle itham ederek hakaret eder,
• Onların güzelliklerini inkâr eder,
• Onları maddi bir yığın görerek onlara haksızlık eder,
• İbadet ve tesbihatlarını inkâr eder,
• Onları memurluk makamından indirerek başıbozuklukla itham eder,
• Hem de öleceğini bildiği hâlde bunları yapar. Bir de ölümsüz olsaydı, kim bilir neler yapardı?
İşte Cenab-ı Hak, mahlukatının hukukuna yapılan bu tecavüzlere karşı kâfiri ebedî cehennem hapsine mahkûm eder. Ta ki adalet sağlansın ve mazlumun hakkı zalimden alınsın!

PAYLAŞ:
Bu yazıya oy ver
Yorum yok

Yorum Yap