“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” Hz. Muhammed (S.A.V.)
Ana SayfaAkaidMucize Haktır8. Bölüm: Efendimize (asm) ait Kur’an’da zikredilen mucizeler 5. Ayet-i Kerime

8. Bölüm: Efendimize (asm) ait Kur’an’da zikredilen mucizeler 5. Ayet-i Kerime

Sevgili kardeşlerim, mucizeleri inkar ederek, “Peygamberimizin Kur’an’da mucizesi yoktur.” diyenlere, Kur’an’da geçen mucizeleri göstermeye devam ediyoruz. Bu dersimizde, Kur’an’da zikredilen mucizelerinden Beşincisini işliyeceğiz. Tahlilini yapacağımız ayet-i kerime, Maide suresinin 67. ayetidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur:

وَاللّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ   Allah seni insanlardan koruyacaktır.

Bu ayet-i celile inmeden evvel, Peygamber Efendimiz (asm) Medine’ye hicret etmişti. Yahudiler, Efendimize: “Ya Muhammed, biz çok kalabalığız ve silah sahibiyiz. Eğer bu davandan ve dininden vazgeçmezsen seni öldürürüz.” demişlerdi.

Bunun üzerine Peygamber Efendimizi (asm), sahabeler bekliyor ve koruyordu. Yahudilerin suikast yapması korkusundan O’nun yanında geceliyor ve O’nun ile beraber her gittiği yere gidiyorlardı. “Allah seni insanlardan koruyacaktır.” ayet-i kerimesi inince, Allah’ın Resulü (asm) kendisini bekleyenlere şöyle dedi:

“Ey insanlar, gideceğiniz yerlere gidin, artık beni beklemeyin, şüphesiz ki Allah beni insanlardan koruyacaktır.”

Allah’ın bu vaadinden sonra Peygamber Efendimiz (asm), gecenin evvelinde ve geç saatlerinde, Medine’nin vadilerinde ve tenha yerlerinde, düşmanlarının çokluğuna rağmen tek başına gezerdi. Ve ona suikast planı yapanlar bir türlü planlarını gerçekleştiremezlerdi. Bu husustaki bir kısım hadis-i şerifleri de nakledelim:

Hz. Aişe şöyle der: Hz. Peygamber (asm) bu ayet ininceye kadar bekçiler tarafından bekleniyordu. Sonra Hz. Peygamber (asm) başını kubbeden çıkararak dedi ki:

“Ey insanlar gidiniz, artık Allah Azze ve Celle beni koruyor.”

Hz. Rebi İbni Enes, İbni Merdûyeh Hazretlerinden rivayet eder ve der ki: Bize Süleyman İbni Ahmed… İsmet İbni Malik’ten nakleder ki, o şöyle demiştir: Biz geceleyin Hz. Peygamberi beklerdik. Nihayet Allah Teâlâ “Allah seni insanlardan korur.”ayetini indirince beklemek terk edildi.

Ebu Said el-Hudri Hazretleri şöyle der: Hz. Peygamberin amcası Hz. Abbas, Allah’ın Resulünü bekleyenlerden birisiydi. Bu ayet nazil olunca Resulullah (asm) bekçi edinmeyi bıraktı.

Müfessirler bu ayet-i kerimenin tefsirini yaparken, Allah Teâlâ’nın, Hz. Peygamber (asm)’i koruyuşuna örnek olarak birçok hadiseler zikrederler. Bunlardan bazıları şöyledir:

Ebu Cafer İbni Cerir Taberi Hazretleri der ki… Resulullah (asm) bir yerde konakladığı zaman, ashabı O’nun için gölgelikli bir ağaç seçer ve Resulullah (asm) onun altında uykuya dalardı. İşte bu esnada bir bedevi gelmiş ve kılıcını kınından çıkararak: “Şimdi seni benden kim korur?” demiş. Allah’ın Resulü (asm): “Beni senden Allah korur.” demiş. Bedevinin bu esnada eli titremiş ve kılıç elinden düşmüş. Başını ağaca vurarak beyni dağılmış.

İbni Ebu Hatim Hazretleri der ki… Resulullah (asm) Enmar Oğullarıyla savaştığında, koruyucu bir hurma ağacının üzerine çıkmıştı. O, ayağını uzatıp bir kuyunun başında oturduğu sırada, Gavres İbni Haris: “Ben Muhammed’i öldüreceğim.” demiş. Arkadaşları: “Onu nasıl öldüreceksin?” deyince; O: “Ben kendisine kılıcını bana verir misin?” derim. Verince de onunla kendisini öldürürüm, demiş. Hz. Peygambere gelip: “Ey Muhammed, kılıcını bana ver de bakayım.” demiş. Resulullah (asm) kılıcını ona vermiş. Gavres’in eli titremiş ve elinden kılıç yere düşmüş. Bunun üzerine Resulullah (asm): “Allah, seninle yapmak istediğin şeyin arasına girdi.” demiş.

Ebu Hüreyre Hazretleri şöyle demiştir… Biz Resulullah (asm) ile beraber seferde arkadaşlık ettiğimizde, O’nu büyük bir ağacın altında bırakıp gölgelendirirdik. O da burada konaklardı. Bir gün bir ağacın altında konakladı ve kılıcını ağaca astı. Adamın birisi: “Ey Muhammed, seni şimdi benden kim korur?” dedi. Resulullah (asm): “Beni senden Allah korur. Kılıcı bırak.” dedi ve adam kılıcı bırakıverdi.

Bu mahiyette zikredilen hadiseler çoktur. Biz diğerlerini zikretmiyor ve merak edenleri siyer kitaplarına havale ediyoruz. Bu bilgilendirmeden sonra, “Kur’an’da Peygamberin mucizesi yoktur.” diyen Mustafa İslamoğlu’na, Mehmet Okuyan’a, Abdülaziz Bayındır’a ve Caner Taslaman gibi kişilere bazı sorular sormak istiyoruz:

– Ey Mustafa İslamoğlu, ey Mehmet Okuyan, ey Abdülaziz Bayındır ve mucizeyi inkar eden diğerleri! Şu sorularımıza cevap verin:

1. Cenab-ı Hak, Peygamberini koruyacağını vaat etmiş ve vaat ettiği gibi de korumuştur. Acaba Peygamberimiz (asm)’in onca düşmana karşı, hiçbir önlem almadan dilediği gibi hareket etmesi ve düşmanlarının ona bir türlü zarar verememesi bir mucize değil midir?

2. Şimdi şunu düşünelim… Onlarca düşmanınız var ve bu düşmanlarınız korkusuz. Sizi öldürmek için her yolu denerler ve her tehlikeye girerler. Acaba siz böyle bir durumda korkusuzca gezebilir miydiniz? Ya da gezebilecek birisi olur muydu? Hadi gezdiğinizi farz ediyoruz. Acaba düşmanlarınızın size zarar verememesi mümkün olur muydu? Acaba dünyada bunun bir emsal var mıdır?

3. Peygamber düşmanlarının kuvvet ve çokluklarına rağmen, O’na zarar verememesini mucize olarak adlandırmazsak buna ne diyeceğiz. Bunun örfte bir emsali var mıdır? Elbette yoktur. Örfte emsali olmayan şey mucize değil midir?

4. Eğer siz: “Ama O’nu Allah korudu.” derseniz, biz de deriz ki; zaten bütün mucizelerin yaratıcısı Allah’tır. Biz mucizeleri Peygamberimiz (asm)’in yarattığını iddia etmiyoruz ki… Bir şeyin Allah tarafından yaratılması, onu mucize olmaktan çıkarmaz. Zaten mucizeleri Allah yaratır. Ancak mucizeler, Peygamber Efendimiz (asm)’e mahsusen yaratılmıştır. Allah âdetini O’nun hürmetine değiştirmiştir.

5. Allah’ın âdeti, kişinin düşmanlarına karşı önlem alması ve eğer önlem almazsa zarara uğramasıdır. Ancak tefsirini yaptığımız ayet-i kerimenin beyanıyla, Allah Teâlâ bu âdetini Habibi için değiştirmiş. O’nu önlem almaktan men etmiş ve düşmanlarının ona zarar vermesine müsaade etmemiş. İşte bu, mucizenin ta kendisidir.

Sözün özü, Allah Teâlâ Peygamberimize bir mucize olarak, O’na gaybî bir koruma sağlamış ve düşmanlarından onu korumuştur. Bu ilâhî muhafaza sayesinde, düşmanları O’na yanaşamamış ve zarar verememiştir. Bu gaybi koruma ve ilahi muhafaza bir mucizedir, örfte emsali yoktur ve adi işlerden değildir. Bu ilahî korumanın mucizeliğini inkâr etmek, aklı başında olan hiç kimse için mümkün değildir.

Sevgili kardeşlerim, bu dersimizi burada tamamlayalım ve şimdi Peygamber Efendimiz (asm)’in Kur’an’da zikredilen Altıncı mucizesine geçelim…

PAYLAŞ:
Bu yazıya oy ver
Yorum yok

Yorum Yap