“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” Hz. Muhammed (S.A.V.)

Ameller ancak niyetlere göredir!

Sevgili kardeşlerim. Hicret farz kılınmıştır. Gücü yetenler, Medine’ye hicret etmektedirler. Hicreti düşünmeyen bir Sahabe Efendimiz, Ümmü Kays isimli bir hanımla evlenmek ister. Fakat Ümmü Kays, Medine’ye hicret etmek istemektedir.

Kendisiyle evlenmek isteyen Sahabeye, Medine’ye hicret etmesi şartıyla, evlenme teklifini kabul edeceğini söyler.

Ancak Sahabe Efendimiz, Medine’ye hicret etmek istememektedir. Zira bütün malı mülkü Mekke’dedir. Ve hepsini bırakıp Medine’ye gitmek, onun için hiç de kolay değildir. Lakin Ümmü Kays’ın sevgisinden de vazgeçememektedir. Ümmü Kays’ı Mekke’de yaşamaya ikna etmeye çalışır; ancak çalışması beyhudedir.

Sonunda Ümmü Kays’ı ikna edemeyeceğini anlayan Sahabe efendimiz, hicret etmeyi kabul eder ve Medine’ye hicret eder.

Onun bu durumunu bilen Sahabeler, ona, “Ümmü Kays’ın muhaciri” manasında “Muhaciru Ümmü Kays” derler. Ve bu zatın, hicret sevabı alıp almayacağı hususunda tartışmaya başlarlar. Bunun üzerine, Peygamber Efendimiz (asm) Buhari’de ve daha birçok kaynakta geçen, Hz. Ömer’in naklettiği şu hadis-i şerifi söyler:

اِنَّمَا الْأَعْمـاَلُ بِالنِّيَّاتِ  Ameller ancak niyetlere göredir.   وَإِنَّمـاَ لِكُلِّ امْرِئٍ مَا نَوَى  Ve kişi için ancak niyet ettiği vardır.   فَمَنْ كاَنَتْ هِجْرَتُهُ إِلىَ اللهِ وَرَسوُلِهِ Kimin hicreti Allah’a ve Resulüne ise, فَهِجْرَتُهُ إلى اللهِ وَرَسوُلِهِ  Onun hicreti Allah’a ve Resulünedir. -Yani o, hicretinin sevabını alır.- وَمَنْ كاَنَتْ هِجْرَتُهُ لِدُنْيَا يُصيِبُهَا  Ve kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa   أَوِ امْرَأَةٍ يَنْكِحُهَا veya evleneceği bir kadına ise   فَهِجْرَتُهُ إِلىَ مَا هاَجَرَ إِلَيْهِ onun hicreti, hicret ettiği şeyedir. -Yani o kişi, hicret sevabı alamaz ve muhacir de sayılmaz.- (Buhari, Nikah,5; Müslim, İmaret, 155)

Bu hadisi, bütün amellerimiz için esas yapmalıyız. Mesela bu kardeşiniz, eğer bu hadisi Allah için nakletmişse, sevabı Allah’a aittir. Yok, insanlara kendini beğendirmek için nakletmişse, sevabı insanlara aittir. Lakin insanlar, hesap günü sevap vermekten acizdir.

O halde akıllı kimse odur ki, her amelini sadece Allah için yapar, Allah’ın rızasını gözetir. Kendisini insanlara beğendirmeye ve insanların rızasını tahsile çalışmaz. Tahsile çalışsa da beyhudedir.

Cenab-ı Hak cümlemize ihlası nasip etsin. Allah’a emanet olunuz.

PAYLAŞ:
Bu yazıya oy ver
Yorum yok

Yorum Yap