“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” Hz. Muhammed (S.A.V.)
Ana SayfaAkaidMezheplerAyetlerin farklı anlamlara gelebilmesiyle oluşan ihtilaf: -Misal 5-

Ayetlerin farklı anlamlara gelebilmesiyle oluşan ihtilaf: -Misal 5-

A- “Kolonya kullanmak caiz midir değil midir?” meselesini daha önce de duymuş ve gülüp geçmiştim. Şimdi sen meselenin detayını anlatınca, “Vay be!” diyorum. Ama biraz da kızıyorum. Bu bilgileri bizlere öğretmeyenlere kızıyorum.

B- Kızmakta haksız değilsin. Baksana hakiki vazifedarlar vazifelerini unutmuşlar, iş bize kadar düşmüş. Ne diyeyim, beni bununla nasiplendiren Rabb’ime şükrediyorum. Şimdi sana son bir örnek daha vereyim:

Maide suresi 6. ayet-i kerimede şöyle buyrulmuş: “Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin ve iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın.”

Abdestin dört farzı bu ayeti kerimede beyan edilmiştir. Bizim üzerinde duracağımız farz yüzün yıkanmasıdır. Ayet-i kerimede açık bir şekilde abdestte yüzün yıkanması emredilmektedir. Ayetin hükmü açık olduğundan dolayı dört mezhepte de yüzün yıkanması abdestin bir farzıdır. Bunda ihtilaf yoktur. İhtilaf yüzün neresi olduğu ve kulakların yüze dâhil olup olmadığı hususundadır. Bu ihtilafın sebebi ise yüzün sınırlarının ayet-i kerimede belirtilmemiş olmasıdır.

Hanbeli mezhebine göre, abdestte kulakların meshi vaciptir. Hanbeliler, “Kulaklar baştandır.” hadisini ve Peygamberimizin her abdestte kulaklarına meshettiğini delil gösterirler.

Diğer üç mezhebe göre ise kulakların meshi sünnettir. Üç mezhep âlimleri Hanbelilerin gösterdiği, “Kulaklar baştandır.” hadisini zayıf bulurlar. Hatta İbni Salah, “Hadisin zayıflık emareleri çoktur. Çok yollarla nakledilmesi ile kuvvetlenmez.” der. Yine İmam Şekvani, “Varid olan hadisler bu hususu teyit etmez, sadece müstehap olduğuna işaret eder. Vacibe ancak açık bir delil ile gidilir.” der.

Görüldüğü gibi, yüzün sınırlarının neresi olduğu hakkındaki ihtilaf hükmün ihtilafına sebep olmuştur. Hanbeliler, “Kulak yüzdendir.” hadisiyle amel ederek kulağın meshine vacip derken; Hanefi, Şafi ve Maliki mezhebi âlimleri hadisin zayıflığına hükmederek kulağın meshine sünnet demişlerdir.

Şu noktaya dikkat çekmek istiyorum: Abdestte yüzün yıkanmasının farziyeti hususunda hiçbir ihtilaf yoktur. Zira ayetin hükmü açıktır, ictihad buraya giremez. Yine abdestte kulağın meshedilmesi hususunda da bir ihtilaf yoktur. Zira Peygamberimiz (s.a.v.) abdest alırken kulaklarını meshetmiştir. İhtilaf sadece kulağın meshedilmesinin hükmü hakkındadır. Hanbelilere göre vacip iken, diğer üç mezhebe göre sünnettir. Bu konuda ihtilafın olmaması için şunlardan birisinin olması gerekiyordu:

  1. Ayet-i kerimede yüzün sınırları açıkça belirtilseydi ihtilaf olmazdı.
  2. “Kulak yüzdendir.” hadisi zayıf değil, mütevatir olsaydı ihtilaf olmazdı.
  3. Ya da bu konuda başka bir mütevatir hadis olsaydı yine ihtilaf olmazdı.

Demek ihtilafın sebebi, hükmün Kur’an ve sünnette mutlak bırakılmasıdır.

PAYLAŞ:
Bu yazıya oy ver
Yorum yok

Yorum Yap