“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” Hz. Muhammed (S.A.V.)

Hava zerreleri

Bir ses benim kulağıma girinceye kadar bin milyar kere milyar kere milyar kulağa girdi. Bir de o kadar ağızdan çıktı. Ve saniyenin onda biri kadar kısa bir zamanda bana ulaştı. Aynı sesi aynı anda binlerce kişinin daha nasıl işittiğini anla­mak isterseniz bu rakamı bir defa daha milyarla çarpın.

Kim bu kulak ve ağız sahipleri? Kim bu sesleri bize ulaş­tıran vazifedarlar? Bunlar hava zerreleridir. 1 cm3 havada 5 milyon çarpı 5 milyon hava zerresi vardır. Her bir zerre, ku­lağı ile sayısız sesler işitir, ağzıyla o seslerden her birinin sa­niyede 1 milyar kopyasını çıkarır. Eğer o tek kelimenin 1 cm3 havadaki nüshalarını çoğaltmak için yeryüzündeki bütün in­sanlar geceli gündüzlü çalışsaydı, işlerini bitirmeye kâinatın ömrü yetmezdi.

Soluduğumuz havanın her bir zerresinde bu kulak ve ağız­dan bir tane vardır. Öyle bir kulak ki, ne gelirse aynen kapar, öyle bir ağız ki, ne işittiyse aynen tekrarlar. Şiveler, lisanlar, ses­ler, renkler o zerreye aynen girer, girdiği gibi de çıkar.

Aynı zerreler milyarlarca teypli bir stüdyo olarak hizmet verdiği sırada ciğerlerimizde, damarlarımız da çalışır. Bitkile­rin yapraklarında ve çiçeklerinde, renk renk nakışlar dokur. Bulutlarla yağmur getirir, çiçekten çiçeğe toz taşır, kuşları uçurur, apartman gibi uçakları taşır, ışığı yayar, harareti dağı­tır, kompresörlerle betonu deler, kasırgalarla şehirleri yerle bir eder, seher yeliyle şifalar saçar, burnumuza gülün kokusunu getirir….

Kısacası her bir zerre gayet hikmetle ve rahmetle işler gö­rür. Zerrenin kendisinde hikmet ve rahmet sıfatı olamayaca­ğına göre deriz ki; Zerre, hakim ve rahim olan Allah’ın bir memurudur. Onun izni ve şevkiyle böyle kerimane çakşır. O cansız havanın şuursuz her bir zerresi bu kâinat sultanından gelen haberleri dinler, bilir, hiç birini geri bırakmayarak o kumandanın kuvvetiyle yapar ve intizamla yerine getirir.

PAYLAŞ:
Bu yazıya oy ver
Yorum yok

Yorum Yap