“Kim ilim tahsil etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.” Hz. Muhammed (S.A.V.)
Ana SayfaAkaidMezheplerHadislerin farklı anlamlara gelebilmesiyle oluşan ihtilaf: -Misal 3-

Hadislerin farklı anlamlara gelebilmesiyle oluşan ihtilaf: -Misal 3-

A- Vay be! Sadece bir mesele için amma kafa yormuşlar. Ne kadar da çok çalışmışlar! Bu örneği dinleyince ilk hâlim olan mezhepsiz hâlimden utandım. Bu kıymetli âlimler bir meseleyi bu kadar derinlemesine tahlil ederken ben kafama gelenle hükmediyor, kendimi de bir şey zannediyordum. Allah beni affetsin!

B- İnşaallah affeder! Samimi tövbe affın sebebidir. Şimdi sana son bir örnek daha vereyim:

Şafi, Maliki ve Hanbeli mezheplerine göre, sabah namazını kılan bir kimse bir rekâtı tamamladıktan sonra güneş doğsa namazına devam eder. Güneşin doğmasıyla namazı bozulmaz. Hanefi mezhebinde ise güneşin doğmasıyla namazı bozulur.

Şimdi ihtilafın sebebini inceleyelim:

Buhari ve Nesei’nin naklettiği rivayette Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sizden kim sabah namazının bir secdesini güneş doğmadan önce kılarsa namazını tamamlasın.”

Şafi, Maliki ve Hanbeliler bu hadis-i şerifi ve aynı manadaki diğer hadis-i şerifleri görüşlerine delil gösterirler ve şöyle derler: “Hadis-i şeriflerde açık bir şekilde sabah namazının bir rekâtını vakti içinde tamamlayan kimsenin namazının güneşin doğmasıyla bozulmayacağı bildirilmiştir. Bu, hadislerin açık hükmüdür ve bununla amel edilmesi gerekir. Dolayısıyla sabah namazının birinci rekâtını tamamladıktan sonra üzerine güneş doğan kimse güneş doğduktan sonra namazına devam eder ve namazını tamamlar. Namazını kaza da etmez.”

İmam-ı Âzam Hazretleri ise “Güneşin doğmasıyla namaz bozulur.” der ve görüşünü maddeler hâlinde şöyle izah eder:

  • Peygamber Efendimiz (s.a.v.) güneş doğduktan sonra namaz kılmayı yasaklamıştır.
  • Güneş doğduktan sonra her çeşit namazı yasaklayan hadisler tevatür kuvvetindedir.
  • Güneşin doğmasıyla birlikte namaz kılınması yasaklanmış bir vakte girilmiş olur. O hâlde namazın bozulması gerekmektedir.
  • Yani bu meselede güneş doğduktan sonra namazı yasaklayan hadisler ile amel edilmelidir.
  • Zira bir meselede helal ve haram birleşse haram hükmü esas alınır. Çünkü eşyada asıl olan helalliktir. Öyleyse haram hükmü sonradan gelmiştir. Sonradan gelen de öncekinin hükmünü kaldırır.
  • Demek güneşin doğmasıyla namazın bozulmayacağını bildiren hadisler öncedir ve güneşin doğmasıyla hiçbir namazın kılınamayacağını bildiren hadisler ile hükümden kaldırılmış yani nesholmuştur.
  • Bu sebeple haramlık hükmünü bildiren hadisler ile amel edilmelidir.

Gördüğün gibi, Şafi, Maliki ve Hanbeliler sabah namazının güneşin doğmasıyla bozulmayacağını bildiren hadislerle amel ederken; İmam-ı Âzam Hazretleri güneş doğduktan sonra namazı yasaklayan hadislerle amel etmiş ve yasaklayan hadislerin diğerlerinin hükmünü neshettiğini bildirmiştir.

Neticede her mezhep imamı bir hadise dayanmış ve o hadisin hükmüyle amel etmiştir. Demek ihtilafın sebebi hadislerden her iki görüşün de çıkabilmesi ve hadislerin her iki hükmü de içinde cemetmesidir.

Mezhepler arasındaki ihtilafın daha başka sebepleri de var. O sebepleri merak ediyorsan usul-ü fıkıh kitaplarına müracaat edebilirsin.

PAYLAŞ:
Bu yazıya oy ver
Yorum yok

Yorum Yap